<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-5201655056759816304</id><updated>2011-07-08T02:08:45.567+03:00</updated><category term='darwin'/><category term='Türkiye'/><category term='10 Kasım'/><category term='darbe'/><category term='al capone'/><category term='biat kültürü'/><category term='evrim'/><category term='ergenekon'/><category term='oturma izni'/><category term='Erdoğan'/><category term='siyaset'/><category term='siyasi islam'/><category term='haber programı'/><category term='galileo'/><category term='mafya'/><category term='kalite'/><category term='barack obama'/><category term='zekeriya öz'/><category term='dilekçe'/><category term='video'/><category term='CIA'/><category term='deniz feneri'/><category term='AKP'/><category term='abdullah gül'/><category term='veryansın'/><category term='nihat genç'/><category term='köstebek'/><title type='text'>Tümener'den siyaset ve çevre</title><subtitle type='html'>Bu köşede siyaset ve çevre konularındaki nacizane görüşlerimi bulacaksınız. Yorumlarınızı bekliyorum.</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://tumener.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Mustafa Tümener</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09649645812444244266</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>20</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5201655056759816304.post-875967186250490490</id><published>2010-01-02T01:57:00.000+02:00</published><updated>2010-01-02T01:57:25.643+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='köstebek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='CIA'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKP'/><title type='text'>Köstebek kim?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_SFF35RryEN0/Sz6KrBZmLjI/AAAAAAAAAB8/Po6WlPDbrwU/s1600-h/koestebek.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ps="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_SFF35RryEN0/Sz6KrBZmLjI/AAAAAAAAAB8/Po6WlPDbrwU/s320/koestebek.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;TSK Çukurambar’da olası bir köstebeği takip ettiğini söylüyor. Gerçek köstebek kim acaba? Haydi gelin biraz kafa yoralım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce şu teşhisi koyalım: Bu köstebek kimin köstebeği olacak? Tabi ki CIA’nin, yani dünyanın ABD dahil her ülkesinde cinayetler işleyen ve işleten, darbeler yaptıran, türlü provokasyon ve entrikalarla milletleri bölüp biribirine kırdıran Amerikan gizli haber alma teşkilatı: Central Intelligence Agency. Aslında uluslararası cinayet ve katliam örgütü demek daha doğru olur.&lt;br /&gt;Düşünmeye devam edelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD’nin bugün yürürlükte olan projesi nedir? BOP (Büyük Ortadoğu Projesi), yani Türkiye de dahil olmak üzere bütün Orta Doğu ülkelerini bölme ve ABD çıkarlarına uygun bir şekilde kuklalaştırma projesi. Bu ülkelere sürekli bir karmaşa, bir anarşi hakim olmalı ki ABD’nin bu ülkelerde askeri üsler tutması için gücü ve bahanesi olsun. Ana hedef ise enerji kaynaklarının kontrol altında tutulması, çünkü dünyanın kalan en büyük petrol ve gaz rezervleri Orta Doğu’da. Bir de tabi İsrail’in güvenliği, ve hatta yayılması konusu var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özetleyecek olursak BOP aslında Orta Doğu ülkelerini etnik ve dinsel parçalara bölme projesidir. Bu projede Türkiye’ye biçilen rol laikliği, akılcılığı ve antiemperyalizmi törpülenmiş, ABD’ye uyumlu, yaygın cehalet üzerine kurulu totaliter rejimli bir ılımlı islam cumhuriyetidir.&lt;br /&gt;Türkiye’de acaba kimler bu projeye karşı, kimler bu projeyi destekliyor?&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Karşı olanlar:&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Atatürk milliyetçileri diyebileceğimiz ulusalcılar, Atatürkçüler, TSK, laik ve üniter devleti savunan herkes, ve Türkiye’nin anayasası&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Destekleyenler:&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Fethullah gibi Amerikancı tarikatçiler, şeriatçılar, ümmetçiler, yeni osmanlıcılık hayalleri kuranlar. Bu arada hatırlatalım: Yeni osmanlıcılık da ABD patentli bir projedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne diyor Erdoğan:&lt;br /&gt;"Bizim Orta Doğu’da bir görevimiz var. Biz BOP’un eşbaşkanıyız".&lt;br /&gt;"Demokrasi bizim için bir tramvaydır".&lt;br /&gt;"Halk isterse daha totaliter bir rejime kavuşabilmeli" (dinci dikta kastediyor).&lt;br /&gt;"Polis rejimin güvencesidir" (demek ki kadrolaşma tamamlanmış).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne diyor Fethullah:&lt;br /&gt;"Limana ancak kaptanla (yani ABD) işbirliği yaparak ulaşabiliriz". Liman dediği de Fethullahçıların dinci diktası.&lt;br /&gt;"Sabırlı olacağız. Hakimler ve askerler yetiştireceğiz. Gerekirse hakimler kiralayacağız".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Silivri’de sonu gelmez uyduruk iddianamelerle kimler çile doldurmuyor ki? Atatürkçüler, ulusalcılar, sendikacılar, üniversite rektörleri, askerler…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat bunların arasında tek bir AKP’li, tek bir şeriatçı, tek bir tarikatçi yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözümona gizli olması gereken Ergenekon soruşturmaları, iftiralar, çamur atmalar her gün çarşaf çarşaf yandaş basında. Ama işlerine gelmedi mi Deniz Feneri’nde olduğu gibi basına karartma getirmesini de bilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı gazeteciler, Erdoğan’ın daha başbakan bile olmadan önce Orta Doğu kasabı Bush’la yaptığı görüşmede bir Irak savaşını destekleme sözü verdiğini, iki ABD’ye tavır almış Atatürkçü ve Avrasyacıların tasviyesini konuştuğunu yazıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’nin bölünmesinden başka bir şeye hizmet etmeyecek, içeriği belirsiz ve ucu açık, ABD ve AB siparişi açılımları kimler gündeme getirdi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bence kafa karışıklığına falan hiç gerek yok, her şey apaçık ortadadır. Aranan köstebek bizzat tarikatçi kadrolaşmayla bütün devlet kurumlarını eline geçiren, istediği gibi kadrolaşamadığı yargı ve askere de her gün saldıran hükümetin ta kendisidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerisi detay, dedikodu ve bilinçli kafa karıştırma harekatı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Mustafa Tümener, Aralık 2009&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5201655056759816304-875967186250490490?l=tumener.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tumener.blogspot.com/feeds/875967186250490490/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2010/01/kostebek-kim.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/875967186250490490'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/875967186250490490'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2010/01/kostebek-kim.html' title='Köstebek kim?'/><author><name>Mustafa Tümener</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09649645812444244266</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_SFF35RryEN0/Sz6KrBZmLjI/AAAAAAAAAB8/Po6WlPDbrwU/s72-c/koestebek.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5201655056759816304.post-4189074293808279552</id><published>2009-12-17T19:10:00.001+02:00</published><updated>2009-12-17T19:11:52.611+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kalite'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='biat kültürü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKP'/><title type='text'>AKP hükümeti neden bu kadar kalitesiz?</title><content type='html'>Nedeni aslında çok basit: AKP yerleştirdiği kadrolarda bilgiye, yeteneğe ve tecrübeye, kısacası ehliyete değil, cemaate biat etmiş olmaya ve yandaşlığa bakıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna ideolojik veya takva esaslı kadrolaşma diyemeyeceğim, çünkü beğenilsin beğenilmesin bir ideolojinin en azından felsefi bir derinliği, kendi içinde mantıksal bir bütünlüğü olur. AKP’ninki ideoloji falan değil, iktidar hırsı ve ham fırsatçılık. Hatta iktidar ve para uğruna yapılan bir çeşit nitelikli dolandırıcılık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İslam’ın temel prensiplerinden biridir: Bir göreve atanacak kişide takvaya, yani dindarlığa değil ehliyete bakılır. Dindarlık ancak Allahla kişi arasında bir değer ölçüsüdür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaldı ki AKP’nin değer ölçüsü dindarlık falan da değil. AKP’nin ölçüsü cemaat ve tarikat. Atanacak adam siyasi idareye biat edecek, eşi de tarikatin üniformasını giyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadrolarda ehliyet yerine biat kültürüne bakılınca doğal olarak yapılan işlerde de akıl, bilim ve tecrübe değil, cingözlük, hurafe, siyasi idareye dalkavukluk ve kısa günü kurtarma çabası hakim oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kadroların maaşlarını biz vergilerimizle ödüyoruz. AKP bu vergileri sadece yeteneksiz kadrolarla çarçur etmekle kalmıyor, böyle kadrolarla çirkefleşmiş çalışma ortamları yaratarak Türkiye’ye çok yararlı olabilecek yetenekli ve tecrübeli kadroları da ya pasifize ederek, ya da kaçırtarak harcıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boşuna dememişler balık baştan kokar diye. Bir kurumu yeteneksiz çirkef yöneticiler ele geçirmeyegörsün, birkaç yıl sonra o kurumda ne doğru dürüst eleman, ne de doğru dürüst bir iş göremezsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı Hitler’in Nazi partisi gibi bir demokrasi kazası olarak gördüğüm AKP’nin bu ülkeye verdiği zararlar nasıl temizlenecek? En çok gençlere ve çocuklara üzülüyorum. Çünkü bizim cehaletimiz, korkaklığımız ve aymazlığımız sonucu verilen bu zararların bedelini en çok onlar ödeyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Mustafa Tümener, Aralık 2009&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5201655056759816304-4189074293808279552?l=tumener.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tumener.blogspot.com/feeds/4189074293808279552/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/12/akp-hukumeti-neden-bu-kadar-kalitesiz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/4189074293808279552'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/4189074293808279552'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/12/akp-hukumeti-neden-bu-kadar-kalitesiz.html' title='AKP hükümeti neden bu kadar kalitesiz?'/><author><name>Mustafa Tümener</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09649645812444244266</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5201655056759816304.post-2280913704374383066</id><published>2009-11-30T23:03:00.004+02:00</published><updated>2009-11-30T23:19:15.213+02:00</updated><title type='text'>Siyasi fıkralardan seçmeler</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hasta bakıcı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Tayyip akıl hastanesinde konuşma yapıyormuş. Bir kişi dışında  dinleyicilerin tümü alkışlamış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tayyip, alkışlamayan kişiye dönerek, "sen niye alkışlamıyorsun" diye sormuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adam yanıtlamış: "Ben hastabakıcıyım"&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;Deniz ve adalet&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;ABD’den Fethullah aracılığıyla gelen emir üzerine Başbakan Tayyip Erdoğan yanına Davutoğlu’nu da alarak İsviçre’ye Kıbrıs açılımı yapmaya gider.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uçak havalanmadan önce de "çözümsüzlük çözüm değildir, hamdolsun Kıbrıs sorununu da halledip geleceğiz evelallah" diye demeç vermeyi ihmal etmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsviçre’de bir bakanlar heyeti tarafından resmi törenle karşılanırlar. Gelenler arasında  denizcilik bakanı da vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizimkiler şaşırır, "sizde deniz yok  ki, denizcilik bakanı ne iş yapar" diye sorarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsviçreli denizcilik bakanı yanıtlar: "Sizde de adalet yok ama adalet bakanı var".&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;Devlet sırrı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Birisi Taksim'de duvara bir metrelik harflerle "Tayyip Kafasızdır" yazmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adama 10 yıl ceza vermişler. Bir yılı, kamu malına zarar  vermekten, dokuz yılı da devlet sırrını açıklamaktan.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5201655056759816304-2280913704374383066?l=tumener.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tumener.blogspot.com/feeds/2280913704374383066/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/11/siyasi-fkralardan-secmeler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/2280913704374383066'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/2280913704374383066'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/11/siyasi-fkralardan-secmeler.html' title='Siyasi fıkralardan seçmeler'/><author><name>Mustafa Tümener</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09649645812444244266</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5201655056759816304.post-1805963126629990417</id><published>2009-11-16T21:02:00.014+02:00</published><updated>2009-11-18T03:02:45.044+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='video'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='veryansın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nihat genç'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKP'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='haber programı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='10 Kasım'/><title type='text'>Bu haber programlarını mutlaka izleyin - Kasım 2009</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Nihat Genç ile Veryansın, 1. Bölüm – 14 Kasım 2009  (Kanal ART, Gaye Kaya)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Konular:&lt;/span&gt; Telefon dinlemeleri, AKP’nin yargıyla kavgası, biat etmiş yandaş yargı oluşturma çabaları, yandaş medya, AKP’nin iktidar ve demokrasi anlayışı, devlat adamı nasıl olunur, AKP’nin ideolojik yaklaşımları, negatif enerjili kin ve nefret dolu politikalar, Türkiye’nin milli çıkarlarını korumayan bir cumhurbaşkanının ideolojik refleksle AB'ye Sudanlı Beşir’i savunması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11CF-96B8-444553540000" codebase="http://active.macromedia.com/flash2/cabs/swflash.cab#version=5,0,0,0" width="576" height="480"&gt;&lt;param name="movie" value="http://tr.sevenload.com/pl/YEStVsK/500x408/swf"&gt;&lt;param name="play" value="true"&gt;&lt;param name="loop" value="true"&gt;&lt;param name="quality" value="high"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="never"&gt;&lt;param name="allowNetworking" value="internal"&gt;&lt;embed src="http://tr.sevenload.com/pl/YEStVsK/500x408/swf" type="application/x-shockwave-flash" pluginspage="http://www.macromedia.com/shockwave/download/index.cgi?P1_Prod_Version=ShockwaveFlash" play="true" loop="true" quality="high" allowscriptaccess="never" allownetworking="internal" width="320" height="240"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Nihat Genç ile Veryansın, 2. Bölüm – 14 Kasım 2009  (Kanal ART, Gaye Kaya)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Konular:&lt;/span&gt; Demokratik açılım ve AKP’nin 10 Kasıma duyarsızlığı, kibir ve egosu şişmiş iktidar, GDO gıdalar, ürün ve markaya evrensel bakarken insanları etnik ve dini etiketlerle sınıflandırmak, demokrasi disiplinli hayal ve projedir,  kültür sanat ve özgürlük, insanların hayallerini ve ümitlerini tüketen iktidar, pozitif enerji ve mutluluk için güvenli duruş, AKP’nin güvensiz yıkıcı politikaları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11CF-96B8-444553540000" codebase="http://active.macromedia.com/flash2/cabs/swflash.cab#version=5,0,0,0" width="576" height="480"&gt;&lt;param name="movie" value="http://tr.sevenload.com/pl/KTO6vUm/500x408/swf"&gt;&lt;param name="play" value="true"&gt;&lt;param name="loop" value="true"&gt;&lt;param name="quality" value="high"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="never"&gt;&lt;param name="allowNetworking" value="internal"&gt;&lt;embed src="http://tr.sevenload.com/pl/KTO6vUm/500x408/swf" type="application/x-shockwave-flash" pluginspage="http://www.macromedia.com/shockwave/download/index.cgi?P1_Prod_Version=ShockwaveFlash" play="true" loop="true" quality="high" allowscriptaccess="never" allownetworking="internal" width="320" height="240"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Gündeme Dair - 11 Kasım 2009 / Mustafa YILDIRIM (Nuriye Atabey sunuyor)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Konular:&lt;/span&gt; Açılım (Kürt, Ermeni, demokratik): Türkiye’yi yeniden yapılandırma operasyonu, NATO ve ABD çıkarları, ABD’nin Kemalistleri tasviye etme niyeti, Türkiye’nin sömürgeleşmesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11CF-96B8-444553540000" codebase="http://active.macromedia.com/flash2/cabs/swflash.cab#version=5,0,0,0" width="640" height="493"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.megavideo.com/v/JKYXBD1Ma7f96074c125e722492f5e0b7fc17569" /&gt;&lt;param name="play" value="true" /&gt;&lt;param name="loop" value="true" /&gt;&lt;param name="quality" value="high" /&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="never" /&gt;&lt;param name="allowNetworking" value="internal" /&gt;&lt;embed src="http://www.megavideo.com/v/JKYXBD1Ma7f96074c125e722492f5e0b7fc17569" type="application/x-shockwave-flash" pluginspage="http://www.macromedia.com/shockwave/download/index.cgi?P1_Prod_Version=ShockwaveFlash" width="320" height="240" play="true" loop="true" quality="high" allowscriptaccess="never" allownetworking="internal"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5201655056759816304-1805963126629990417?l=tumener.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tumener.blogspot.com/feeds/1805963126629990417/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/11/bu-haber-programlarn-mutlaka-izleyin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/1805963126629990417'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/1805963126629990417'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/11/bu-haber-programlarn-mutlaka-izleyin.html' title='Bu haber programlarını mutlaka izleyin - Kasım 2009'/><author><name>Mustafa Tümener</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09649645812444244266</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5201655056759816304.post-6820654877468894321</id><published>2009-11-16T14:46:00.006+02:00</published><updated>2009-11-16T15:25:22.595+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zekeriya öz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ergenekon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKP'/><title type='text'>Ergenekon savcısı Zekeriya Öz kimdir? Bunlar doğru mu?</title><content type='html'>İşte Aydınlık dergisi tarafından Zekeriya Öz hakkında yayınlanan yazı. Bunlar doğru mudur mutlaka aydınlığa kavuşturulmalıdır. Burada cesur gazetecilere, CHP ve diğer muhalefet partilerine önemli görevler düşüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben şahsen bugünkü bilgilerime dayanarak Zekeriya Öz’ün Fethullah, CIA ve AKP tarafından bu ülkedeki Atatürkçülerin ve ulusalcıların tasviyesi için kulanılan bir piyon, bir buldog köpeği olduğunu düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bu soruşturmalar, gece yarısi yaka paça götürmeler, doğru dürüst bir iddianame olmadan aylarca hapiste tutulmalar nedense hep Atatürkçülerin, ulusalcıların ve AKP muhaliflerinin başına geliyor. Deniz Feneri soyguncularına, Hüseyin Üzmez gibi sapıklara, yolsuzluk ve kirli işlere bulaşan yandaşlara veya yandaş medyaya nedense hiç bir şeycik olmuyor. Bence her şey çok açık ve net. AKP istediği islamofaşist rejim doğrultusunda devletin bütün kurumlarında, cemaat yurtlarında ve tarikatlerde beyni yıkanmış tektip müritleriyle kadrolaşarak bir sivil darbe gerçekleştiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten güvenilir bazı gazetecilerin belirttiğine göre Tayyip Erdoğan daha başbakan bile olmadan önce Orta Doğu kasabı Bush’la yaptığı gizli konuşmada Türkiye’deki dik kafalı Atatürkçülerin ve ulusalcıların tasviyesi konusunu görüşmüş. ABD’yle AKP arasındaki çıkar ortaklığı işte burada. Bush Türkiye’nin tamamen bir ABD sömürgesi olmasını engelleyen antiemperyalist zihniyetli Atatürkçülerin tasviyesini istiyor. Demokrasiyi bir tramvay olarak gören, halk isterse daha totaliter bir rejime kavuşabilmeli diyen AKP yönetimi de aynı kesimi istedikleri islamofaşist düzenin önünde engel görüyor. Mesele bu kadar basit. Gerisi yalan ve aldatma. &lt;br /&gt;******************************************************************&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Zekeriya Öz'ü taniyalim..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5 Ekim 2008 günü sabahın erken saatlerinde bir dostum kapımızı çalıyor.&lt;br /&gt;'Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz, tam tahmin ettiğim gibi bir kişi,&lt;br /&gt;bugün çıkan Aydınlık Dergisi'ni al ve acele oku' diyor.&lt;br /&gt;Dergi'yi alıp okuyunca dehşet içersinde kalıyorum.  İşte verilen&lt;br /&gt;bilgilerden bazı satırlar:&lt;br /&gt;'...Teyze oğlu Seyfullah Vatansever, Zekeriya Öz'ün İmam Hatip'te&lt;br /&gt;(İHL) okuduğu yıllarda Fetullah tarikatı tarafından 'devşirildiğini'&lt;br /&gt;anlatıyor.  Zekeriya Öz, o yıllarda Fetullah Gülen'in finanse ettiği&lt;br /&gt;Yeşilırmak Dershanesi'nde eğitim gördü.  Kurban Bayramı'nda&lt;br /&gt;vatandaşlardan kurban derilerini toplar, Fetullahçıların vakfına&lt;br /&gt;verirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* * * * * * *&lt;br /&gt;...Zekeriya Öz'ün savcılık görevine başlama tarihi 1994.  Bursa&lt;br /&gt;Barosu'ndaki kaydı ise 18.12.1997 tarihinde siliniyor.  Buna göre Öz,&lt;br /&gt;üç yıl boyunca hem savcı hem de avukat.  Yasalarımıza göre, bir&lt;br /&gt;Cumhuriyet Savcısı'nın iki kimliği olamaz.&lt;br /&gt;Ergenekon savcısı, attığı her adımda bir skandal yaratmış!'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* * * * * * *&lt;br /&gt;İktidar yanlısı medya, Zekeriya Öz'ün ilk görev yeri olarak Mutki&lt;br /&gt;İlçesi'ni gösteriyorlar.  Aydınlık Dergisi'nde yayımlanan 2 Temmuz&lt;br /&gt;1998 tarihli Resmi Gazete'nin fotokopisinden açıkça anlaşıldığı gibi;&lt;br /&gt;Zekeriya Öz'ün ilk görev yeri Çine İlçesi.  Söz konusu dergide,&lt;br /&gt;'Ergenekon Savcısı'nın gizlenen dört yılı' başlığıyla yazılanlar çok&lt;br /&gt;ilginç:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* * * * * * *&lt;br /&gt;Yıl 1994, Aydın ilimizin Çine İlçesi.&lt;br /&gt;...Yeni Savcı, önce, eşinin kara çarşafıyla Çineliler'in dikkatini&lt;br /&gt;çekti.  Savcı Öz'ün evine gelen misafirler ise haremlik-selamlık&lt;br /&gt;olarak ayrılan odalarda konuk ediliyordu.  Kadınlar haremlikte,&lt;br /&gt;erkekler selamlıkta... Savcı Zekeriya Öz halktan gelen tepkiler&lt;br /&gt;üzerine kara çarşafı çıkarttırıp eşine türban ve pardesü giydirdi.&lt;br /&gt;Eşi kara çarşafı çıkardı ama Savcı Öz'ün adı Çine'de hiç gündemden&lt;br /&gt;düşmedi.  Zira Savcı^'nın adının karıştığı skandalın biri bitmeden&lt;br /&gt;diğeri başlıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* * * * * * *&lt;br /&gt;Yıl 1995, Çine Adliyesi.&lt;br /&gt;Bütün adliyelerde olduğu gibi, faks ve adli sicil kaydı yaptıran&lt;br /&gt;yurttaşların ödediği parala, Çine Adliyesi'nde de Adaleti Güçlendirme&lt;br /&gt;Vakfı'na aktarılıyordu.&lt;br /&gt;Zekeriya Öz, bir gün, dönemin kıdemli savcısı Ayhan Uğurdan'ın kapısını çaldı.&lt;br /&gt;Savcı Öz, Vakfa aktarılan paranın bir bölümünü 'paylaşma' teklifinde&lt;br /&gt;bulunuyordu!&lt;br /&gt;Kıdemli Savcı, çirkin teklife büyük tepki gösterdi.  Kıdemli Savcı&lt;br /&gt;Ayhan Uğurdan, Zekeriya Öz'ü Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na&lt;br /&gt;şikayet etmeyi de ihmal etmedi. Sonunda... Zekeriya Öz, Çine'den&lt;br /&gt;Bitlis Mutki'ye sürüldü.&lt;br /&gt;...Zekeriya Öz'ün vukuatları bununla bitmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* * * * * * *&lt;br /&gt;...Yıl 1998, Çine girişindeki Türkiye Şöförler ve Otomobilciler Odası&lt;br /&gt;Kıraathanesi'nin önü.&lt;br /&gt;Savcı Öz oğlu ve babasıyla oradan geçiyordu.&lt;br /&gt;Mehmet Ocak adlı bir işadamı, silahını çekip Savcı Öz'ün ensesine dayadı!&lt;br /&gt;İşadamı Ocak, Savcı Öz'ün kolundan tutup sürükleyerek kıraathaneye soktu.&lt;br /&gt;İşadamı Mehmet Ocak kıraathanede bulunan Çinelileri dışarı çıkarırken,&lt;br /&gt;Savcı Öz'ü rehin aldığını bildirdi.&lt;br /&gt;Çineliler eylemi hayretler içinde izliyorlardı.&lt;br /&gt;Zira Mehmet Ocak, aynı yıl Çine vergi rekortmeni olmuş,&lt;br /&gt;Çinelilerin yakından tanıdığı bir işadamıydı!&lt;br /&gt;Yirmi kadar polis kıraathanenin etrafını çevirdi, Ocak'a Savcı'yı&lt;br /&gt;bırakmasını söylediler, bırakmadı...&lt;br /&gt;Daha sonra dönemin kaymakamı, savcısı ve komiseri araya girdiler.&lt;br /&gt;İşadamı Mehmet Ocak yatıştırıldı.&lt;br /&gt;Mehmet Ocak, tam ikibuçuk saat Zekeriya Öz'ü rehin tutmuştu...&lt;br /&gt;Olaya tanık olan Çineliler, ertesi gün gazetelerde bu olayı bulamadılar.&lt;br /&gt;Ne işadamı Ocak hakkında ne de Savcı Zekeriya Öz hakkında soruşturma açılmıştı.&lt;br /&gt;Bu durum Çinelilerin merakını daha da artırdı.&lt;br /&gt;Neden sonra öğrendiler ki; Savcı Zekeriya Öz, işadamı Mehmet Ocak'ı&lt;br /&gt;haraç vermeye zorluyordu.&lt;br /&gt;Savcı Öz, arabasının benzinini de, yine Ocak'ın benzin istasyonundan&lt;br /&gt;bedava doldurtuyordu...&lt;br /&gt;Savcı Zekeriya Öz'ün kendisini ikibuçuk saat rehin tutan işadamı&lt;br /&gt;Mehmet Ocak hakkında neden şikayetçi olmadığı da böylece&lt;br /&gt;anlaşılıyordu!...&lt;br /&gt;Çinelilerin, Savcı Zekeriya Öz hakkında kullandıkları iddia edilen&lt;br /&gt;sıfatları yazmak dahi istemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* * * * * * *&lt;br /&gt;Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin izin vermediği için hakkında soruşturma&lt;br /&gt;yapılamayan Savcı Zekeriya Öz'ün, Aydınlık Dergisi'nde yazılanların&lt;br /&gt;doğru olup olmadığını derhal açıklığa kavuşturması gerekiyor. İddialar&lt;br /&gt;çok vahim ve Zekeriya Öz'ün bu iddialara karşı ne diyeceğini gerçekten&lt;br /&gt;merak ediyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5201655056759816304-6820654877468894321?l=tumener.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tumener.blogspot.com/feeds/6820654877468894321/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/11/ergenekon-savcs-zekeriya-oz-kimdir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/6820654877468894321'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/6820654877468894321'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/11/ergenekon-savcs-zekeriya-oz-kimdir.html' title='Ergenekon savcısı Zekeriya Öz kimdir? Bunlar doğru mu?'/><author><name>Mustafa Tümener</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09649645812444244266</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5201655056759816304.post-8737255626586352255</id><published>2009-11-15T19:56:00.002+02:00</published><updated>2009-11-15T20:08:32.971+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erdoğan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKP'/><title type='text'>Seni Bu Yamyam Kibrin Bitirecek</title><content type='html'>Aşağıda yayınladığım yazı bana e-postayla ulaştı. Yazan F. Sibel Yüksel imiş. Her kimse eline sağlık, benim de duygularıma tercüman olmuş.&lt;br /&gt;********************************************&lt;br /&gt;ÇOK YÜREKLİ VE  KUTLANACAK BİR YAZI, AĞZINA SAĞLIK ; MUTLAKA KENDİSİNE ULAŞMIŞTIR. MERAK ETTİĞİM BU YAZIYI YAZAN KİŞİNİN(Fe.SİBEL YÜKSEK) NE ZAMAN ERGENEKON KAPSAMINA GİRECEĞİ VEYA BAŞKA BİR MUAMELEYE UĞRAYACAĞI.... ŞİMDİDEN GEÇMİŞ OLSUN...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni Bu Yamyam Kibrin Bitirecek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Billboardlardaki resimlerine baktım; güya “kudretli” görünesin diye en çılgın bakışlı fotoğraflarını seçmişler. Kontrolsüz bir adrenalin ile geldiği yeri hazmedemeyişi harmanlayan deli bakışları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne yapsan olmuyor.&lt;br /&gt;Kültürsüzlüğün, görgüsüzlüğün, basitliğin, açlığın her şeyin önüne geçiyor. Sadece çalma,  çırpmaya, vebal almaya işleyen kıt aklın bile durup durup sana “Saygı görmüyorsun, sende bir şeyler eksik” diye fısıldıyor. Bu fısıltıyı duydukça iyice kontrolden çıkıyorsun. “Bana saygı duyun, önümde eğilin. Eteklerimi öpün” diye tepiniyorsun ama olmuyor.&lt;br /&gt;Olmuyor işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En yakınındakiler bile senin iflah olmaz kifayetsizliğine, insanlıktan çıkmış öfkene, Allah'a şirk koşma noktasına gelmiş kibrine dayanamıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En uyanıklar ile kullanım tarihinin tamamen sona gelmesini bekleyenler kaldı sadece çevrende. Bir de bir delinin gölgesi ardında kirli oyunlarını yürütenler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boşsun, bomboşsun.&lt;br /&gt;Bir genelev fedaisi kadar ruhsuz ve hoyratsın.&lt;br /&gt;Kabadayılığın da hikâye, dobralığında yalan, “delikanlılığın” da naylon.&lt;br /&gt;Hak, hakkaniyet, adalet, merhamet gibi kavramlar kapından bile geçmemiş.&lt;br /&gt;Alım-satım ustalığından, ticari uyanıklıktan dem vurarak örtmeye çalışıyorsun bu büyük eksikliğin üzerini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahi kimsin sen?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hep aynı yerden servis edilen üç adet gençlik, çocukluk ve askerlik fotoğrafından başka neden görüntün yok senin?&lt;br /&gt;Hangi okulları bitirdin, kimlerle aynı sıralarda oturdun?&lt;br /&gt;İlkokul öğretmenin kim?&lt;br /&gt;Neden bir kişi bile çıkıp seninle ilgili bir tek anısını anlatmıyor?&lt;br /&gt;Seda Sayan'ın bile mahalle yıllarından bir fotoğraf çıkıp geliyor da, senin geçmişin neden bu kadar sis perdelerinin ardında gizli?&lt;br /&gt;“Olmayan” biri misin yoksa sen; laboratuarda mı imal edildin? Hangi merkezlerde programlandı hastalıklı beynin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün değerlerden neden bu kadar yoksunsun; en kutsal kavramların içini boşaltmada nasıl bu kadar maharetlisin? Hurafe, iftira, şirret ve cehaletten beslenen dilin; hırstan ve doymamışlıktan ibaret kişiliğin, bir ağaç kovuğundan başka hiçbir şey olmayan fani bedeninle tarihin onurlu sayfalarında yer almaya soyunma cesaretini nereden buldun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duyduk ki şimdi de “padişahçılık” oynuyormuşsun. Şah oldun, sıra şahbaz olmaya geldi. Her mevki ve makamı tattın, geriye “padişahlık” kaldı öyle mi?&lt;br /&gt;Senin montaj ürünü kimlik ve bedeninden kuşkusuz bir Fatih, bir Yavuz, bir Kanuni olmaz ama Deli İbrahim-Vahdettin karışımı bir kukla, pekâlâ olabilir. Seni bütün bu defolarınla sahnede tutanların işine fazlasıyla yarar böyle acınası bir bez bebek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Esiyorsun, gürlüyorsun, tepiniyorsun.&lt;br /&gt;Pazarcı gibi tiz çığlıklar atıyorsun.&lt;br /&gt;Deli bakışlarını devire devire, boyun damarlarını şişire şişire höykürüyorsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi de sen ne istiyorsun?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karun oldun. Çocukların ülkedeki simit tablalarından bile haraç alıyor, gudubet karın ipek kumaşlara, paha biçilmez mücevherlere büründü. Şakşakçıların ceylan derisi koltuklarda basen büyütüyor. Bu kadarı da olmaz ki diyen kim varsa işinden aşından ettin, zindanlara attın, ailelerini açlığa mahkûm ettin. Gencecik üniversite mezunları işsizlikten intihar ediyor. Doktorlar, öğretmenler, polisler, subaylar açlık sınırında yaşıyor; emekliler pazarlardan sebze artığı topluyor. Şehit katilleri Meclis'te suratımıza çemkiriyor. Sen hâlâ üstündeki pahalı elbiselerin, özel yapım som altın kol saatin, ipek kravatınla karşımıza geçip kusuyorsun da kusuyorsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kime bu kinin?&lt;br /&gt;Nereye doğru gittiğini bir gün olsun düşündün mü? Olmayan vicdanınla bir gün olsun kendine “Acaba biraz ileri mi gidiyorum” diye sordun mu?&lt;br /&gt;İtikadın da yalan biliyoruz.&lt;br /&gt;Ama bir gün olsun “Ya hesap günü varsa” diye endişelendiğin oldu mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet var.&lt;br /&gt;Hesap günü var.&lt;br /&gt;Ve sanki bu saldırganlığın, bu doymazlığın, tamah etmez azmışlığın, O hesap gününü biraz daha yaklaştırıyor. Artık Allah’ın gözüne batıyorsun birader!&lt;br /&gt;Fazla parazit yapıyorsun, ortalığı hacminden fazla kirletiyorsun. Elde ettiklerinle şükür etmeyi, biraz da başkalarını düşünmeyi başaramadın. Böyle bir kapasiten yok çünkü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyaya yemeye, içmeye, dışkılamaya, kin ve nefret aşılamaya gelmişlerdensin. Üste bir de kibir yapıyorsun, işte bu hiç çekilmiyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senin sonunu da bu yamyam kibrin getirecek…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FATMA SİBEL YÜKSEK        KENT GAZETESİ&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5201655056759816304-8737255626586352255?l=tumener.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tumener.blogspot.com/feeds/8737255626586352255/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/11/seni-bu-yamyam-kibrin-bitirecek.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/8737255626586352255'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/8737255626586352255'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/11/seni-bu-yamyam-kibrin-bitirecek.html' title='Seni Bu Yamyam Kibrin Bitirecek'/><author><name>Mustafa Tümener</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09649645812444244266</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5201655056759816304.post-5402126065240466304</id><published>2009-11-08T12:28:00.003+02:00</published><updated>2009-11-08T12:36:21.337+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evrim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='darwin'/><title type='text'>Türk halkı evrim teorisini engin sağduyusuyla çökertti (!)</title><content type='html'>Buyrun Science isimli bilim dergisinin Ağustos 2006 sayısında yayınlanan, uluslararası evrim araştırmasının sonuçları:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizce evrim teorisi doğru mudur? Mavi evet, açık sarı bilmiyorum, kırmızı hayır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="http://www.pandasthumb.org/archives/images/Miller_etal_2006_Science_Public_Acceptance_Evo.gif" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: &lt;a href="http://pandasthumb.org/archives/2006/08/well-at-least-w.html"&gt;pandasthumb.org/archives/2006/08/well-at-least-w.html&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsveç, Fransa, Japonya, Norveç gibi ülkeler başı çekiyor. Bu ülkelerde evrim teorisine inananların, yani insan dahil bütün türlerin oluşumunu evrimle açıklayanların oranı %75 ve üstü. Tesadüfen bunlar ortalama bilimsel eğitim düzeyinin en yüksek olduğu ülkeler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;%27 ile Türkiye bütün bu ülkeler arasında en alt sırada. Alttan yukarı gidersek ABD %40’la Türkiye’yi takip ediyor. Tesadüfen bunlar ortalama eğitim düzeyinin en düşük, dini bağnazlığın ise en yüksek olduğu ülkeler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu çok önemli araştırmaya nedense Türk basınında gerekli önem verilmedi. Herhalde yanlış anlaşılmalardan ve islamcı hükümet AKP’nin hışmından korkuldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim işin en civcivli yerine. Bu araştırma sonuçlarını nasıl yorumlamalı. Bir yorum mesela şöyle olabilir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsveç, Fransa, Japonya, Norveç gibi ülkelerin halkları derin bir yanılgı içindeler. Bu ülkelerin insanları eğitim bilim falan diye diye sağduyularını kaybetmişler. Türk halkı engin sağduyusuyla evrim teorisinin yanlışlığını farketmiştir. Sağduyuda ABD Türkiye’yi takip etmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kadar hoş bir yorum değil mi? Ancak ABD’yle Türk halkını sağduyu açısından bu şekilde yan yana koymak bence Türk halkına hakarettir. Türk halkı cahil olabilir, kolay aldanabilir, ancak petrol veya kar hesapları için, veya ne için olursa olsun, ordusunu bir ülkeye saldırtıp bir milyondan fazla insanı katlettirmeyecek kadar insancıl ve sağduyu sahibidir. Türk halkı dünyanın diğer medeniyetlerine ABD halkının çoğunluğu gibi tepeden bakmaz, ne yapsak da şunları bölsek biribirlerine kırdırsak hesapları yapmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD’yle yanyana getirilmesi gereken şey sağduyu değil, cehalet ve bağnazlıktır. Sağduyu insanı bazen yanıltır, özellikle de bilimsel konularda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin hiç bilimsel eğitim almamış olsak sağduyumuz bize güneşin dünya etrafında döndüğünü söyler. Çünkü dünyadan görünen budur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç fizik veya coğrafya bilmesek sağduyumuz bize dünyanın tabak gibi düz olduğunu söyleyecektir. Çünkü durduğumuz yerden görünen budur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağduyumuz bize zamanın mutlak, yani her yerde aynı olması gerektiğini söyler. Çünkü bu anlayış dünyadaki bütün pratik ihtiyaçlarımız için yeterlidir. Ancak Einstein bize zamanın bile göreceli olduğunu, evrenin her yerine zamanın aynı hızda ilerlemediğini gösterdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biyolojiden ve evrimden fazla anlamayanlar için de türlerin bir tanrı tarafından aynen bugünkü gibi, şipşak yaratıldığı da sağduyuya uygundur. Çünkü bu kadar karmaşık canlılar nasıl olur da kendiliğinden veya tesadüfen oluşabilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat dedim ya, sağduyu insanı yanıltabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte evrim teorisi bize küçük değişimlerin nasıl birike birike büyük değişimlere yol açabileceğini, çok basit temellerden başlayarak karmaşık sistemler kurabileceğini anlatır. Aynı küçük bir nehrin binlerce yıl içinde koca bir vadiyi kazması gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey Türk halkı. Sizi cahil ve bağnaz bırakmak için çok kapsamlı kampanyaların yürütüldüğü bir dönemden geçiyoruz. Neden? Sizi daha kolayca aldatıp sömürebilmek, yaygın cehalet üzerine saltanat kurabilmek için. Evrim teorisine karşı çıkmak da bu işin bir parçası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cehaleti yenmek sadece devletin işi değildir. Bu öncelikle kendi elinizdedir. Bu internet çağında artık bilgiye ulaşmak çok kolay. Size türlü beyin yıkama yöntemleriyle engel olmaya çalışsalarda siz önce oturup evrim teorisi neymiş, ne dermiş bir doğru dürüst öğrenin. Ondan sonra isterseniz yine ben bu teoriye inanmıyorum deyin. Aşağıda iki Türkçe kaynak veriyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cehalet ve bağnazlık üzerine saltanat kurmak isteyenler evrim teorisini yalanlamak için neden bu kadar propaganda yapar, neden bu kadar büyük paralar harcarlar hiç düşündünüz mü? Çünkü bu iş büyük iş. Bu sadece türlerin kökeni meselesi değil, bu işin içinde iktidar ve para hırsı var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evrim teorisi için Türkçe kaynaklar:&lt;br /&gt;&lt;ol&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.evrimteorisi.org/"&gt;www.evrimteorisi.org &lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://evrimianlamak.org/"&gt;evrimianlamak.org&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ol&gt;NOT:&lt;br /&gt;Evrim teorisi konusunda ne yazık ki gereğinden çok daha az Türkçe kaynak var. Çünkü belli çevreler, bu tür siteleri sansürlemek için bugünkü iktidarın da desteğiyle büyük çaba harcıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Mustafa Tümener, Kasım 2009 &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5201655056759816304-5402126065240466304?l=tumener.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tumener.blogspot.com/feeds/5402126065240466304/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/11/turk-halk-evrim-teorisini-engin.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/5402126065240466304'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/5402126065240466304'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/11/turk-halk-evrim-teorisini-engin.html' title='Türk halkı evrim teorisini engin sağduyusuyla çökertti (!)'/><author><name>Mustafa Tümener</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09649645812444244266</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5201655056759816304.post-1039488155572066421</id><published>2009-10-11T16:45:00.011+03:00</published><updated>2009-11-16T21:37:27.637+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='video'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='haber programı'/><title type='text'>Bu haber programlarını mutlaka izleyin - Ekim 2009</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Tunceli milletvekili Kamer Genç’in meclis açılışındaki konuşması&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Çukurambar’daki gizli görüşmesi, Atatürk’ün izlerini silmak için yapılan köşk harcamaları, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi’ne atanan yandaş rektör, kayıp trilyon davası, yargıya yapılan baskılar&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed allownetworking="internal" allowscriptaccess="never" quality="high" loop="false" play="false" pluginspage="http://www.macromedia.com/shockwave/download/index.cgi?P1_Prod_Version=ShockwaveFlash" type="application/x-shockwave-flash" src="http://tr.sevenload.com/pl/UEHjsJR/500x408/swf" width="300" height="240"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;rapidshare'den indir:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://rapidshare.com/files/288782896/TBMM_Acilisi__1_Ekim_2009.part1.rar" target="_blank"&gt;Meclis konuşmaları 1. bölüm&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://rapidshare.com/files/288784002/TBMM_Acilisi__1_Ekim_2009.part2.rar" target="_blank"&gt;Meclis konuşmaları 2. bölüm&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5201655056759816304-1039488155572066421?l=tumener.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tumener.blogspot.com/feeds/1039488155572066421/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/10/bu-haber-programlarn-mutlaka-izleyin_11.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/1039488155572066421'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/1039488155572066421'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/10/bu-haber-programlarn-mutlaka-izleyin_11.html' title='Bu haber programlarını mutlaka izleyin - Ekim 2009'/><author><name>Mustafa Tümener</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09649645812444244266</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5201655056759816304.post-4357161159126961905</id><published>2009-09-30T23:33:00.005+03:00</published><updated>2009-11-08T13:31:43.715+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='video'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deniz feneri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='haber programı'/><title type='text'>Bu haber programlarını mutlaka izleyin - Eylül 2009</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu ile Gündem:&lt;br /&gt;Deniz Feneri soygunu – 21 Eylül 2009 (Ulusal Kanal, Halil Nebiler)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) daha Almanya’da davası açılmadan önce Türkiye’deki Deniz Feneri derneğinin Almanya’da gizli hesaplarının olduğunu fark ediyor. Ancak AKP yönetimi SPK idaresinde değişiklikler yaparak ilgili dosyanın savcılığa ve Adalet Bakanlığı’na iletilmesine engel oluyor.&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed allownetworking="internal" allowscriptaccess="never" quality="high" loop="true" play="true" pluginspage="http://www.macromedia.com/shockwave/download/index.cgi?P1_Prod_Version=ShockwaveFlash" type="application/x-shockwave-flash" src="http://tr.sevenload.com/pl/LZTWmd2/500x408/swf" width="320" height="240"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;rapidshare'den indir:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://rapidshare.com/files/286282321/Gundem_21.09.09.rar" target="_blank"&gt;Gündem Ulusal Kanal - 21.09.2009&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5201655056759816304-4357161159126961905?l=tumener.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tumener.blogspot.com/feeds/4357161159126961905/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/10/bu-haber-programlarn-mutlaka-izleyin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/4357161159126961905'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/4357161159126961905'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/10/bu-haber-programlarn-mutlaka-izleyin.html' title='Bu haber programlarını mutlaka izleyin - Eylül 2009'/><author><name>Mustafa Tümener</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09649645812444244266</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5201655056759816304.post-1022765331038389926</id><published>2009-08-10T22:18:00.007+03:00</published><updated>2009-11-08T13:25:24.653+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKP'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='siyasi islam'/><title type='text'>Siyasi İslam ve faşizm</title><content type='html'>Siyasi islamcılar neden faşizme bu kadar meyilli olurlar hep kafamı kurcalamıştır. Neden kendi yaşam tarzlarını istedikleri gibi düzenlemekle yetinmez, başkalarının da hayatına karışırlar? Küçük yaştaki çocukların beyinlerini özünden tamamen saptırılmış bir dinin hurafeleriyle doldurup eleştirel düşünceyi iğdiş etmeye neden bu kadar önem verirler? Bu konudaki fanatik ve saldırgan idealizm nereden gelir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ülkede kaç kişi oruç tuttuğu için dayak yemiştir? Veya şarap içmiyor diye dövülen baskı gören var mıdır? Hiç duymadım. Ama oruç tutmuyor diye dayak yiyeni çok duyduk. Madımak katliamı da bu ülkede 15. değil, 20. yüzyılın sonunda yaşandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merak etmeyin, bu yazımda bir takım sosyo-politik analizlere dalıp canınızı sıkmayacağım. Burada sadece başımdan geçen bir olaya bir anlam vermeye çalıştığımı göreceksiniz. Eminim benzeri olaylar hepinizin başına gelmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen ay tanıdıklardan ve tanımadıklardan oluşan kalabalık bir grup halinde bir çay bahçesinde demlenip sohbet ediyorduk. Konu yurt dışı gezilerden açıldı ve 70’lik bir amca laf arasında uçakta içtiği şarabın kalitesizliğinden söz etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gruptan iki üniversiteli genç birdenbire acayip bir öfkeyle adama saldırmasın mı? „Sen de neden herkese göstere göstere şarap içiyorsun? Bunda neyi amaçlıyorsun...?.“ Gençlerin o andaki surat ifadelerini bir görmeliydiniz. Sanki ellerinde olsa, mesela daha kalabalık falan olsalar adamcağızı oracıkta linç edip bize Ankara’nın göbeğinde yeni bir Madımak katliamı yaşatacaklardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemen grubun mülayimleri daha fazla tatsızlık olmasın diye araya girip konuyu değiştirdiler. Böylece konu en azından o gün için orada kapandı, ama benim kafamı kurcalamaya devam etti. Sonradan anlaşıldığına göre bu öfkeli gençler meğerse Fethullahçıymış. Garibanlar bedava kaldıkları üniversite yurtlarında ağabeylerinden F tipi eğitim almışlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendine başkalarının hayatına karışmayı hak gören bu öfke, bu fanatizm nereden geliyor? Dinci faşizmin kaynağı işte burası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim şarap içmeme neden karışıyor? Sanki ben şarap içince ona da mı günah yazdığına inanıyor? Hayır, mesele bu değil. Peki beni, benim iyiliğim için mi uyarıyor? O da değil, çünkü iyilik için uyarı böyle bir saldırganlık ve öfkeyle yapılmaz.&lt;br /&gt;"Efendim benim inancıma saygı gösterin" meselesi mi? Hayır değil, ben ona zorla şarap içtirmiyorum ki. Şarap içene bakarak da günaha girilebilir diye bir inanç da duymadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesele ne öyleyse? Buyrun aklıma gelen bir takım varsayımlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gençlerin kafasına tarikatler tarafından en ilkelinden bir kabilecilik anlayışı işlenmiş olabilir: "Bizler ve ötekiler".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kabilecilik insanın en temel iç güdülerinden biridir. Kendi kabilene mensup olan insanları sever ve sayar, ötekilere ise her türlü düşmanlığı mübah görürsün. İyilik, doğruluk, yardımseverlik, merhamet gibi bütün insani ahlak değerleri sadece kabile içinde geçerlidir. Kabileden olmayanlara ise her türlü kötü muamele mübahtır. Çünkü onlar kabileden değildir, ötekilere mensuptur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ilkel kabilecilik anlayışına bir de gençlerin, özellikle de genç erkeklerin iyi yönlendirilmemiş doğal saldırganlığını ve mücadele hırsını ekleyin. Kabiledaş olmayan herhangi bir kazazedeye ilk fırsatta bütün kinini kusacak her an patlamaya hazır bir canlı bomba!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki fazla enerjileri spora veya sanata yöneltilseydi bu gençler bu kadar saldırgan olmayacaktı. Fakat farklı alanlar ve sosyal çevrelerdeki bu tür aktiviteler zaten tarikatçi eğitimin ruhuna aykırıdır. Müridin tarikatten başka sosyal çevrelerle fazla alış verişi olsun istenmez, çünkü o zaman tarikat içi sosyal baskı zayıflar, beyin yıkamak ve yöneltmek de zorlaşır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu aklıma gelen akla yatkın varsayımlardan sadece biri. Bir diğeri de Allah’ın kurunun yanında yaş da yanar hesabı toptancı cezalar verdiğine olan üstü örtülü inanç. Dinin özünden saptırılmış, ama kabileci zihniyetteki insanların düşünce tarzına çok uyan hurafelerinden bir başkası...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orta çağda Avrupa’da neden onbinlerce kadın cadı suçlamasına maruz kalıp yakıldı? Birçok neden vardı, ama bunlardan en önemlisi tanrının toptancı cezalar yağdırma huyu olan, öfkeli ve faşist bir güç olduğuna olan inançtı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanrı icabında tepesi attı mı suçlu suçsuz ayırmadan bütün bir kasabaya lanetini yağdırıyordu. Örneğin kasabada karanlık güçlerle ilişki kuran bir cadı mı var, mazallah bütün kasaba tehlike altına giriyordu. Çünkü tanrı çoluk çocuk suçlu suçsuz dinlemeden bütün bir kasabaya lanet yağdırabiliyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi kendinizi Avrupa ortaçağında dört çocuk sahibi bir anne veya babanın yerine koyun. Tanrının toptancı cezalandırma huyu olduğuna da samimi olarak inanıyorsunuz. Kasabada cadı benzeri yaşlı ve çirkin zavallı bir kadın varsa, bütün doğal merhamet hislerinizi bir tarafa koyup kendi çocuklarınızın iyiliği için bu kadının derhal yok edilmesini isteyebilirsiniz. Sorgusuz sualsiz dini inanç işte insana bunları da yaptırabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşin tuhafı, kimse de o zamanlar merhametli bir tanrının nasıl olup da böyle toptancı haksız cezalar verebileceğini sorgulamamıştır. Bir kısmı tabi ki o dönemin engizisyon düzeninden korkduğundan. Bir kısmına ise bugünkü bireysel hukuk anlayışına son derece ters düşen bu toptan cezalandırma usülü son dörece doğal gelmiş olabilir. Çünkü eskiden kabileler arasında bireysel cezalandırma diye bir anlayış yoktu. Kabileler diğer kabilelere toptan cezalar verir, toplu kan davaları ve savaşlar yürütülür ve toplu katliamlar yapılırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bırakın orta çağı morta çağı, bir takım sağcı evanjelist papazlar (bizim siyasi islamcıların ABD’li muadilleri) yaşanan büyük su baskınının, şehirde yaşayan eşcinseller yüzünden tanrının New Orleans’a verdiği bir ceza olduğunu iddia etmediler mi? Yani onlara göre tanrının tepesi atmış ve çoluk çocuk suçlu suçsuz demeden bütün bir şehri toptan cezalandırmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi diyebilirsiniz , insanlar durduk yerde tuhaf hurafeler yaratıyor ve bunun sonucu katliam yapıyorlarsa bunun dinle ne ilgisi var? Dinde toptan cezalandırma diye bir şey var mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dinin özünde var mı bilemeyeceğim, ama hikayelerinde var. Toptan cezalandırma fikri belki açık açık ifade edilmez ama bir takım hikayelerle insanların beynine ince ince işlenir. Eğer insanları sorgulama tepkisine yol açmadan şartlandırmak istiyorsanız bazen hikayecilik, presipleri açıkça söylemekten çok daha etkili bir yöntemdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tür hikayeler faşist zihniyettekilerin eline bol malzeme verir. Bu toptancılık inancı -ki zaten toteliter rejimlerin dayanağı da budur- faşist rejimler kurmak isteyen fanatikler ve cingözler için bulunmaz bir nimettir; işleyip işletebilirsen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öfkeli bir tanrının bütün bir topluma lanet yağdırdığına dair Kuran dahil bütün tek tanrılı kutsal kitaplarda bolca hikaye vardır. En basiti Hazreti Musa’nın 10 kutsal levhayı almak üzere dağa çıkmasını fırsat bilip tekrar putataparlığa dönen Yahudi toplumunu hatırlayın. Bu dinin en temel doktrinlerinden biridir. Hikayeye göre bu duruma öfkelenen Tanrı, oradaki bütün Yahudi toplumunun tepesine lanet ve taş yağdırmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tür hikayeleri bir güzel okur, eleştirmeden sindirir ve öğütürüz. Halbuki insan bir sorgulamaz mı, istisnasız herkes mi tekrar putatapar olmuştu? Aralarında putataparlığa dönüş yapmamış tek bir kişi de mi yoktu? Eğer vardıysa bugünkü bireysel hukuk anlayışımıza göre haksızlık değil miydi? Hem putatapar oldularsa n’olacakti sanki? Tanrı farklı inançları olanlara karşı bu kadar mı öfkeli ve hoşgörüsüzdü?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin İslam diğer din ve inançlara karşı hoşgörülüdür denir. Bu hoşgörüye neden putataparlık da dahil değil? Katoliklerin haçları, kutsal ikonları ve Meryem Ana heykelleri de bir tür putataparlık değil mi? Öyleyse „bre kafirler“ diye sefere çıkıp hepsini kesmemiz mi lazım? Tanrı niye onların tepesine lanet yağdırmıyor?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5201655056759816304-1022765331038389926?l=tumener.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tumener.blogspot.com/feeds/1022765331038389926/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/08/siyasi-islam-ve-fasizm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/1022765331038389926'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/1022765331038389926'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/08/siyasi-islam-ve-fasizm.html' title='Siyasi İslam ve faşizm'/><author><name>Mustafa Tümener</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09649645812444244266</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5201655056759816304.post-3817292759159720001</id><published>2009-04-20T21:18:00.007+03:00</published><updated>2009-11-08T13:31:22.556+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='video'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nihat genç'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='haber programı'/><title type='text'>Bu haber programlarını mutlaka izleyin - Nisan 2009</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Nihat Genç ile Veryansın – 18 Nisan 2009 (Kanal ART, Lale Şıvgın)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Konular: Anti-amerikancı ve anti-emperyalist Cumhuriyet yürüyüşleri, Ergenekon soruşturması, cemaatlerin Irak işgaline destek veren Amerikancı yandaş yazarları&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;embed src="http://video.google.de/googleplayer.swf?docid=8772165585700022314" width="320" height="240"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;rapidshare'den indir:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://rapidshare.com/files/223373308/Veryansin_18.04.09.part1.rar" target="_blank"&gt;Nihat Genç ile Veryansın - 18.04.2009 (1)&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://rapidshare.com/files/223380356/Veryansin_18.04.09.part2.rar" target="_blank"&gt;Nihat Genç ile Veryansın - 18.04.2009  (2)&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5201655056759816304-3817292759159720001?l=tumener.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tumener.blogspot.com/feeds/3817292759159720001/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/04/bu-haber-programlarn-mutlaka-izleyin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/3817292759159720001'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/3817292759159720001'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/04/bu-haber-programlarn-mutlaka-izleyin.html' title='Bu haber programlarını mutlaka izleyin - Nisan 2009'/><author><name>Mustafa Tümener</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09649645812444244266</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5201655056759816304.post-3199904579867732908</id><published>2009-04-17T22:22:00.007+03:00</published><updated>2009-04-17T22:58:06.509+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dilekçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='abdullah gül'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='barack obama'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oturma izni'/><title type='text'>Obama’ya dilekçe: Sayın Abdullah Gül’e ABD’de oturma izni</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_SFF35RryEN0/SejXNIbm4zI/AAAAAAAAABU/11JLOwE5XuM/s1600-h/abdullah_gul.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 285px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_SFF35RryEN0/SejXNIbm4zI/AAAAAAAAABU/11JLOwE5XuM/s320/abdullah_gul.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5325743179967161138" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sayın Barack Obama&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu dilekçeyi size ülkesinin Cumhurbaşkanının saadetini düşünen sade bir Türk vatandaşı olarak yazıyorum.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bildiğiniz gibi Sayın Gül’ün Büyük Orta Doğu projenizde büyük emekleri geçmiştir. Türkiye’yi CIA’nın da öngördüğü şekilde dikbaşlı bir Atatürk Cumhuriyeti’nden uyumlu bir ılımlı islam devletine dönüştürmek için elinden geleni yapmış, hatta bu yolda büyük riskleri göze almaktan kaçınmamıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye malesef gelecekte Abdullah Bey için sakıncalı bir yer haline gelebilir. Mazallah yüce divana gidip beton kafalı Kemalistler ve laikçiler tarafından haksız yere vatan haini damgası yiyerek hapislerde bile çürümesi mümkündür.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Halbuki özünde gerçek bir demokrat olan Abdullah Bey bütün bunları haketmemektedir. Lütfen Abdullah Bey’e vefanızı göstererek ömrünün geri kalan kısmını ABD’nin Pensylvania eyaletinde çok sevdiği Fethullah Hocasının dizi dibinde huzur ve refah içinde geçirmesi için kendisine gerekli oturma iznini veriniz. Maddi yönden endişelenmenize gerek yoktur, kendilerinin yüklüce bir birikimi mevcuttur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimbilir, gün gelir şartlar değişir, belki Abdullah Bey’e yine görev düşer. Lütfen bu çaptaki bir insanı harcayıp deliğe süpürmeyiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıbrıs meselesinde inatçılık etmeyin, çözümsüzlük çözüm değildir dediniz, gereği yapıldı. Beton kafalı Kemalistleri ve darbeci askerleri gözden düşürün, yıpratıp baskı altına alın, suçlamaları delillendirin dediniz, gereği yapıldı. Azerbaycan’ı boşverin Ermenistan’la helalleşip normalleşin dediniz, gereği yapıldı. Büyük Orta Doğu projenizde öngörüldüğü şekilde ılımlı islama dönün dediniz, gerekli bütün kadrolar göreve getirildi. Hatta Yök ve Tübitak’ın bile kimyası değiştirildi. Abdullah Bey daha ne yapsın? Lütfen kendisinden yüksek vefanızı esirgemeyiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bush hazretleri zamanında Türk meclisi Irak işgaline açık destek vermedi diye AKP hükümetine çok kızmıştı. Halbuki Abdullah ve Erdoğan Bey’ler o kararın çıkması için ellerinden geleni yapmışlardı. O kararın çıkmamasında en büyük suç yine beton kafalı laikçiler ve Kemalistlerdeydi. Siz hiç merak etmeyin, bütün bu dikkafalı Kemalistler bugün Erdoğan ve Abdullah Beylerin sıkı gözetimindeki Ergenekon soruşturması kapsamında yargılanıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanlız son zamanlarda bu Ergenekon soruşturmalarında biraz ipin ucu ve kepçenin dozu kaçtı. Bizim kolayca kandırılan saf milletimiz bile bu soruşturmanın dinci faşist bir Iran devrimine dönüşmesinden kuşkulanmaya başladı. Size de dilekçemi işte bu nedenle yazıyorum. Lütfen size büyük hizmetlerde bulunmuş bir insana gerekli vefayı ve merhameti gösteriniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saygılarımla,&lt;br /&gt;M. Tümener&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5201655056759816304-3199904579867732908?l=tumener.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tumener.blogspot.com/feeds/3199904579867732908/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/04/obamaya-dilekce-sayn-abdullah-gule.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/3199904579867732908'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/3199904579867732908'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/04/obamaya-dilekce-sayn-abdullah-gule.html' title='Obama’ya dilekçe: Sayın Abdullah Gül’e ABD’de oturma izni'/><author><name>Mustafa Tümener</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09649645812444244266</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_SFF35RryEN0/SejXNIbm4zI/AAAAAAAAABU/11JLOwE5XuM/s72-c/abdullah_gul.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5201655056759816304.post-5652678155616207427</id><published>2009-03-27T21:40:00.004+02:00</published><updated>2009-11-08T13:24:07.773+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='darbe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ergenekon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKP'/><title type='text'>Seni darbeci seni!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_SFF35RryEN0/Sc0r3A0eqLI/AAAAAAAAABM/0Tjw8fXtac8/s1600-h/pinochet.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 244px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_SFF35RryEN0/Sc0r3A0eqLI/AAAAAAAAABM/0Tjw8fXtac8/s320/pinochet.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5317954959107336370" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu ülkenin Atatürkçülerine, vatansever aydınlarına, AKP muhaliflerine darbeci diyerek kıyametleri kopartanlar lütfen bir düşünsünler. Acaba gerçek darbeci kimdir? Küresel şampiyondan söz ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün dünyada  askeri darbeler yapan ve yaptıran küresel darbeci kimdir? Kim olacak AKP’nin eşbaşkanı olmakla övündüğü BOP’un ve ılımlı islamın sahibi ABD. Özellikle de Reagan ve Bush gibi ABD’nin başındaki neoliberal sağcı yönetimler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güney Amerika’daki askeri darbelerin arkasında kim vardı? Şili’de, Arjantin’de, Uruguay’da, Brezilya’da... Hepsi sanki hep aynı kalıptan çıkmış gibi seri darbeler. İnsan kasabı Pinochet hiç unutulabilir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya Asya’daki, Yunanistan’daki, Afrika’daki askeri darbeler? Endonezya’daki bir başka insan kasabı Suharto’yu hatırlayın.  Üstelik Suharto islamcı bir darbeciydi. CIA yaramaz anti-emperyalist solcuları Suharto’ya ispiyonluyor, Suharto da bunları temizleyiveriyordu. ABD’nin neoconları için bir taşla bilmemkaç kuş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’de de 1960 darbesi hariç bütün askeri darbelerin arkasında da ABD vardı. Sovyet Rusya’ya karşı islamcı yeşil kuşak bağlamında Kenan Evren’in de en büyük destekleyicisi ABD’ydi. Bugünkü islamcı iktidarın önünü açan Kenan Evren...&lt;br /&gt;ABD sadece işbirlikçi generallere darbe yaptırmaz. Bazen de Irak örneğinde olduğu gibi bizzat kendisi darbe yapar.  Bazen de darbe yerine CIA’ya siyasi cinayetler işletmeyi tercih eder, ayrı mesele, konudan sapmayalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugünlerde sizi gidi darbeciler diye yeri göğü inletenler, insanları düzmece iddialarla hapse tıkanlar bu ülkenin laik anayasal düzenini bozmak ve ülkeyi bölmek için kiminle yakın işbirliği içindeler biliyor musunuz? Küresel darbeci ABD ile.&lt;br /&gt;İşin bir de başka bir yönü var. Darbecilere neden kızarız? Antidemokratik oldukları ve sivil insanlara şiddet uyguladıkları için. Siyasi alanda ne asker postalı isteriz, ne de polis copu. Eğer sana demokratik tepkisini gösteren vatandaşı polisine tartaklaklatıyorsan, muhalif görüşlüleri uydurma iddianamelerle hapsediyorsan sen de darbecisindir demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konu hakkında kaynak önerim :&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.odasanat.org/index.php/2008/02/the-shock-doctrine/" target="_blank"&gt;Şok Doktrini, Naomi Klein&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.naomiklein.org/shock-doctrine/the-book" target="_blank"&gt; The Shock Doctrine: The Rise of Disaster Capitalism&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5201655056759816304-5652678155616207427?l=tumener.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tumener.blogspot.com/feeds/5652678155616207427/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/03/seni-darbeci-seni.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/5652678155616207427'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/5652678155616207427'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/03/seni-darbeci-seni.html' title='Seni darbeci seni!'/><author><name>Mustafa Tümener</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09649645812444244266</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_SFF35RryEN0/Sc0r3A0eqLI/AAAAAAAAABM/0Tjw8fXtac8/s72-c/pinochet.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5201655056759816304.post-3967445517635639870</id><published>2009-03-21T12:29:00.003+02:00</published><updated>2009-11-08T13:25:39.795+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mafya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKP'/><title type='text'>AKP siyasi parti mi yoksa mafya örgütü mü?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_SFF35RryEN0/ScTBv9J4wgI/AAAAAAAAABE/MVqdqgjIiVQ/s1600-h/mafya.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 300px; height: 303px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_SFF35RryEN0/ScTBv9J4wgI/AAAAAAAAABE/MVqdqgjIiVQ/s320/mafya.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5315586489818071554" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;AKP’nin yöntemlerine bakınca son iki yıldır kafamdan hep aynı soru geçiyor: AKP bir siyasi parti midir yoksa bir mafya örgütü müdür? Türk demokrasisi aynı Almanya’nın nazilerin eline geçmesi gibi bir mafya ötgütünün eline mi geçti?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden mi böyle düşünüyorum? Birkaç örnek vereyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kere işler en baştan sakattı. Recep Tayyip Erdoğan daha başbakan bile olmadan önce gitti Orta Doğu’nun kasabı Bush’la görüştü, orada başbakan gibi karşılandı. Bush’la ne konuşuldu, neyin pazarlığı yapıldı, nelere söz verildi belli değil. ABD, Fethullah, CIA... Karanlık bir takım ilişkiler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonraki seçim kampanyalarında Erdoğan yolsuzluklara damardan gireceğine ve milletvekili dokunulmazlıklarını kaldıracağına söz verdi. Hükümete geldikten sonra dokunulmazlıkları kaldırmak ne kelime, ihale yasalarını yandaşlar lehine delik deşik edip talanı ve soygunu yasal hale getirdiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKP’ye muhalefet etme cürretini gösteren medya kurumlarının üzerine maliye bakanlığı salınıyor, bu şirketlere zorlama nedenlerle astronomik cezalar kesiliyor. Deniz Feneri soygunu örtbas ediliyor, zaman aşımına bırakılıyor. AKP’ci, yani gerici tarikatçi Fethullahçı kadrolaşmayla bütün devlet kurumları teker  teker ele geçirilip çökertiliyor. Tübitak’a olanları gördük. Devletin valileri bütün imkanlarıyla AKP’nin seçim kampanyasına destek veriyor. Citybank ve Cargill gibi bazı Amerikan şirketlerine yasadışı, Türk halkının tamamen zararına bir takım iltimaslar tanınıyor, milyarlık vergi borçları siliniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En önemlisi, üçüncü sınıf yandaş savcılar aracılığıyla muhalif görüşlüler, Atatürkçüler ve askerler üzerinde korkunç bir terör estiriliyor. Suya sabuna dokunmayan normal vatandaş bile telefonda rahatça konuşamaz hale geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKP hükümetine en ufak bir tepki gösteren vatandaş tartaklanıyor, karakola çekiliyor ve fişleniyor. Başbakan 13 yaşındaki bir çocuğun bile ensesini tırnaklamaktan çekinmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu vahşi, hukuk tanımaz demokrasi tanımaz „her yöntem mübahtır“ anlayışına bakıyorum da ister istemez zavallı bir Türk vatandaşı olarak kendime soruyorum:  Atatürk’ün Türkiye‘si dinci bir mafya örgütünün eline mi geçti?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5201655056759816304-3967445517635639870?l=tumener.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tumener.blogspot.com/feeds/3967445517635639870/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/03/akp-siyasi-parti-mi-yoksa-mafya-orgutu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/3967445517635639870'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/3967445517635639870'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/03/akp-siyasi-parti-mi-yoksa-mafya-orgutu.html' title='AKP siyasi parti mi yoksa mafya örgütü mü?'/><author><name>Mustafa Tümener</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09649645812444244266</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_SFF35RryEN0/ScTBv9J4wgI/AAAAAAAAABE/MVqdqgjIiVQ/s72-c/mafya.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5201655056759816304.post-5276289737075058682</id><published>2009-03-10T18:33:00.022+02:00</published><updated>2009-11-08T13:26:37.157+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='video'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deniz feneri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nihat genç'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='haber programı'/><title type='text'>Bu haber programlarını mutlaka izleyin - Mart 2009</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ankara  Rüzgarı – 1 Mart 2009, Mustafa Balbay, Emin Çölaşan&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Konular: THY’nin Hollanda’da düşen uçağı, Behçet Oktay’ın intiharı, hızlı tren, Ergenekon soruşturması, muhalif medyaya baskılar ve yandaş medya, yerel seçimler, belediyelerde yolsuzluklar, ekomik sorunlar ve işsizlik, AKP’nin daha çok doğurun propagandası ve sadaka ekonomisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;embed id="VideoPlayback" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-2854523849155453673&amp;amp;hl=en&amp;amp;fs=true" style="width: 320px; height: 240px;" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Rapidshare'den indir:&lt;br /&gt;&lt;a href="http://rapidshare.com/files/207531290/Ankara_Ruezgari_1_Mart_2009_Mustafa_Balbay_ve_Emin_Colasan_1.zip" target="_blank"&gt;Ankara_Ruezgari_1_Mart_2009_Mustafa_Balbay_ve_Emin_Colasan_1.zip&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://rapidshare.com/files/207545885/Ankara_Ruezgari_1_Mart_2009_Mustafa_Balbay_ve_Emin_Colasan_2.zip" target="_blank"&gt;Ankara_Ruezgari_1_Mart_2009_Mustafa_Balbay_ve_Emin_Colasan_2.zip&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.guncelmeydan.com/forum/image-nbspankara-ruzgari-vf226.html" target="_blank"&gt;Ankara Rüzgarı'nın diğer tarihli yayınları (arşiv)&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yüzyılın Yolsuzluğu Deniz Feneri  (Bekleme Odası  - Kanal B, 27 Şubat 2009)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Gürbüz Evren'in hazırlayıp sunduğu,  Bekleme Odası programında bu hafta:&lt;br /&gt;Gazeteci-yazar Mustafa Balbay ve CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Üyesi Ali Kılıç&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;embed src="http://video.google.de/googleplayer.swf?docid=-4425044434640879322" width="244" height="200"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a href="http://vp.video.google.com/videodownload?version=0&amp;amp;secureurl=TwAAANJabEr2PNp5ZyupePJKVBR6Dq90NkDP-5Sm2EfX4UhH0y6uRl8eazdFHQxc2WAlVUHPsMhjBiuf3_xhuuULe6oKwavwlbwXiobkNZgSxFGj&amp;amp;sigh=SV8s-XN5bLoFX2kn2AdB2qv5PJI" target="_blank" class="postlink"&gt;videoyu indir&lt;/a&gt; - &lt;a href="http://www.kanalb.com.tr/arsivliste.php?Program=3&amp;amp;islem=izle&amp;amp;K=bekleme_odasi&amp;amp;D=27022009bekleme&amp;amp;PLAYER=MediaPlayer" target="_blank"&gt;Kanal B arşivinden izle&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.medyatava.net/haber.asp?ID=50791" target="_blank"&gt;Kitap: AKP'nin feneri böyle söndü&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Allah ile aldatmak 1 - Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk  (Kırmızı Çizgi - Kanal B, 3 Haziran 2008)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;embed id="VideoPlayback" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=8391993895248588229&amp;amp;hl=en&amp;amp;fs=true" style="width: 320px; height: 240px;" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Allah ile aldatmak 2 - Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk  (Kırmızı Çizgi - Kanal B, 10 Haziran 2008)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;embed id="VideoPlayback" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-3717859210351747166&amp;amp;hl=en&amp;amp;fs=true" style="width: 320px; height: 240px;" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ergenekon savcısı Zekeriya Öz’ün gizlenen dört yılı (Aydın Çile)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;embed src="http://de.sevenload.com/pl/RAknZfs/500x408/swf" width="320" height="240"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.guncelmeydan.com/forum/ergenekon-savcisi-zekeriya-ozun-gizlenen-4-yili-vt16520.html?highl" target="_blank"&gt;Aydınlık Dergisi’nin Zekeriya Öz haberi&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Nihat Genç ile Veryansın – 7 Mart 2009 (Kanal ART, Lale Şıvgın)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;embed src="http://video.google.de/googleplayer.swf?docid=-2556264536726662545" width="320" height="240"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5201655056759816304-5276289737075058682?l=tumener.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tumener.blogspot.com/feeds/5276289737075058682/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/03/bu-haber-programlarn-mutlaka-izleyin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/5276289737075058682'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/5276289737075058682'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/03/bu-haber-programlarn-mutlaka-izleyin.html' title='Bu haber programlarını mutlaka izleyin - Mart 2009'/><author><name>Mustafa Tümener</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09649645812444244266</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5201655056759816304.post-2510722034945049141</id><published>2009-03-09T21:41:00.004+02:00</published><updated>2009-11-08T13:23:18.445+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKP'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='siyasi islam'/><title type='text'>Gazeteci Mustafa Balbay neden tutuklandı?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_SFF35RryEN0/SbV2omebjAI/AAAAAAAAAAk/d6WGt2OSyf0/s1600-h/balbay.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 131px; height: 97px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_SFF35RryEN0/SbV2omebjAI/AAAAAAAAAAk/d6WGt2OSyf0/s320/balbay.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5311281775448394754" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Efendiliğiyle, kültürüyle, güzel konuşup yazabilmesiyle Mustafa Balbay bence Türkiye’nin bugün en iyi gazetecilerinden birisidir, hatta bence en iyisidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mustafa Balbay bir  şey diyorsa bilirsiniz ki boşu boşuna dememiştir; önce konuyu derinlemesine araştırmıştır. Önce bilgi, sonra fikir sahibi olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte Mustafa Balbay tam da bu nedenle tutuklanmıştır. Seçim arifesinde Mustafa Balbay’in muhalefet eden sesini kısmak istediler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimler mi? Artık hepimiz biliyoruz. Bu işin arkasında  ABD’nin Orta Doğu politikalarında Türkiye’ye biçilen rol var, ılımlı İslam garabeti var, dinci dikta heveslileri var, AKP hükümeti var, CIA var, Deniz Feneri benzeri organize hırsızlar var, Fethullah var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlar için hedefe götürecek her yöntem mübahtır. Demokrasiymiş, fikir özgürlüğüymüş, dürüstükmüş, bağımsız yargıymış... pöööh! Bu gibi kavramlar sadece onların işlerine gelen yerlerde kullanılır. Bunlar gibi evrensel değerler onlar için sadece birer araçtır, tıpkı demokrasi gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ülkede demokrasi mi kaldı? Fütursuz zorbalığın haddi hesabı yok. Bir üniversite genci bir bakanla el sıkışmak istemediği için karakola çekiliyor. Vatanına ihanet eden satılmış bir hükümetin bakanıyla ben de el sıkışmak istemem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Durum çok vahim, hem de çok...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5201655056759816304-2510722034945049141?l=tumener.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tumener.blogspot.com/feeds/2510722034945049141/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/03/gazeteci-mustafa-balbay-neden-tutukland.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/2510722034945049141'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/2510722034945049141'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/03/gazeteci-mustafa-balbay-neden-tutukland.html' title='Gazeteci Mustafa Balbay neden tutuklandı?'/><author><name>Mustafa Tümener</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09649645812444244266</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_SFF35RryEN0/SbV2omebjAI/AAAAAAAAAAk/d6WGt2OSyf0/s72-c/balbay.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5201655056759816304.post-741049420194603530</id><published>2009-02-07T20:48:00.012+02:00</published><updated>2009-11-08T13:23:47.588+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ergenekon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='siyaset'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKP'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türkiye'/><title type='text'>ABD güdümlü Fethullahçı Gestapo rejimi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_SFF35RryEN0/SY3bLQ0D4gI/AAAAAAAAAAc/14ccyQu69PQ/s1600-h/gestaposorgusu.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 267px; height: 200px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_SFF35RryEN0/SY3bLQ0D4gI/AAAAAAAAAAc/14ccyQu69PQ/s320/gestaposorgusu.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5300133323023311362" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Bugünlerde Türkiye’de olup bitenlere kolay anlaşılacak birkaç kelimelik bir isim koymaya çalışıyorum, aklıma ancak şu geliyor: ABD güdümlü Fethullahçı Gestapo rejimi...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Gestapo bilirsiniz, Hitler’in Nazi Almanya’sının gizli polis örgütüdür. Hitler bu örgüt aracılığıyla kendine muhalefet görüşleri sindirmiş ve yok etmiştir. Şili’nin Pinochet’ine, Endonezya’nın Suharto’suna, Irak’ın Saddam’ına bakın, her faşişt rejimin bir Gestapo’su olmuştur. Bizim de maşallah Fethullahçı savcılarımız ve polislerimiz var.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Saddam dahil bütün bu eli kanlı 20. yüzyıl diktatörlerinin arkasında ABD’nin Reagan, Bush, Cheney, Wolfowitz benzeri sağcı neoliberalleri vardı. Bu konuda Kanadalı gazeteci Naomi Klein’ın Şok Doktrini’ni mutlaka okumanızı öneririm; neoconların ve neoliberal ekonomistlerin Güney Amerika ve Endonezya’daki marifetlerini çok güzel anlatıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Bunlardan bir tanesi çok çarpıcı: Nobel ödüllü Milton Friedman okulundan gelen sağcı neoliberal Şikago ekonomistleri ve Ford araba şirketi, tarihin en acımasız diktatörlerinden Pinochet’le son derece içli dışlıydı. Hatta öyle ki, Ford’un Şili’deki ıfabrikalarında Pinochet’in polisleri için işçi sorgulama ve işkence odaları kurulmuştu. Ayrıca Ford, hak hukuk falan isteyen dik kafalı işçilerini katledilmek üzere Pinochet’e şikayet ediyordu. Aynı CIA’nin yurtsever solcuları, militan İslamcılar tarafından katledilmek üzere Suharto’ya ispiyonlaması gibi... Pinochet döneminde başta aydın yurtseverler, işçiler ve sosyal demokratlar olmak üzere onbinlerce insan ortadan yokoluvermişti.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Bütün bunlar olurken, o dönemlerde ABD’nin sağcı yayın organlarında Pinochet’i ve onun liberal ekonomi politikalarını öven yazılar yayınlanıyordu. Halbuki Pinochet gelmeden önce Şili Güney Amerika’nın bir İsviçresi, eğitimi ve gelir dağılımı düzgün bir sosyal refah ülkesiydi. Pinochet’le birlikte bütün ekonomi altüst oldu. Geniş halk kitleleri sefalete düşerken Pinochet’in çevresinde zengin bir azınlık türedi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Bütün bu olanlar size tanıdık gelmiyor mu?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Fethullah zihniyeti beyin yıkamayı ve sosyal baskı kurmayı iyi bulur. Adamın mesleği bu, aksi halde din üzerinden nasıl siyasi güç ve para kazansın?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Neler oluyor, neler... Muhalif görüşler üzerindeki engizisyonvari Ergenekon baskıları, Deniz Feneri gibi din sömürüsüyle yürütülen organize hırsızlıklar, AKP cemaatine yakın duranların fütursuz yolsuzlukları, hiçbir gazetecilik etiği takmayan yandaş medya, sosyal devleti çökertip halkı AKP hükümetinin ve cemaatlerin sadakasına mahkum etme sinsilikleri, kendi cemaatinden olmayanları ötekileştirp düşman görmeler, hedefe varmak için her yöntemi mübah sayan, hiçbir ahlaki kaygı tanımayan makyavelist anlayışlar... Üstüne üstlük de ortak düşman sayılan Atatürkçülere, yurtseverlere ve antiemperyalistlere karşı ABD ve sinsi AB’yle işbirliği...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Hala Türkiye’de Fethullah hayranı geri zekalı Türk-İslamcılar var. Hem Cuma namazı çıkışlarında anti ABD’ci anti-İsrailci sloganlar atar, hem de bunların kucağında oturup BOP’un asbaşkanı olmakla övünen AKP’lilere oy verirler. Hiç düşünmez misiniz, Fethullah nerede yaşıyor? Normal vatandaş ABD’ye bir vize bile alamazken bu eski imam nasıl orada saltanat sürüyor? CIA ajanlarıyla, hristiyan psikoposları ve uydurma hahamlarla ne işler karıştırıyor?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Ey halkım, lütfen biraz gözünü aç! Ve artık uyan. Eski eski Osmanlılarin „idraksiz Türk milleti“ sözünü gözünü seveyim haksız çıkar. Geç de olsa öğrenebileceğini, olan bitenlerden ders alabileceğini cümle aleme göster. Birilerinin din iman diye seni kandırmasına artık izin verme.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Mustafa Tümener,  Şubat 2009&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:arial;"&gt;Ankara&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:trackmoves/&gt;   &lt;w:trackformatting/&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:donotpromoteqf/&gt;   &lt;w:lidthemeother&gt;DE-CH&lt;/w:LidThemeOther&gt;   &lt;w:lidthemeasian&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeAsian&gt;   &lt;w:lidthemecomplexscript&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeComplexScript&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;    &lt;w:splitpgbreakandparamark/&gt;    &lt;w:dontvertaligncellwithsp/&gt;    &lt;w:dontbreakconstrainedforcedtables/&gt;    &lt;w:dontvertalignintxbx/&gt;    &lt;w:word11kerningpairs/&gt;    &lt;w:cachedcolbalance/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;m:mathpr&gt;    &lt;m:mathfont val="Cambria Math"&gt;    &lt;m:brkbin val="before"&gt;    &lt;m:brkbinsub val="&amp;#45;-"&gt;    &lt;m:smallfrac val="off"&gt;    &lt;m:dispdef/&gt;    &lt;m:lmargin val="0"&gt;    &lt;m:rmargin val="0"&gt;    &lt;m:defjc val="centerGroup"&gt;    &lt;m:wrapindent val="1440"&gt;    &lt;m:intlim val="subSup"&gt;    &lt;m:narylim val="undOvr"&gt;   &lt;/m:mathPr&gt;&lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" defunhidewhenused="true" defsemihidden="true" defqformat="false" defpriority="99" latentstylecount="267"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="0" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Normal"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="heading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="35" qformat="true" name="caption"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="10" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" name="Default Paragraph Font"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="11" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtitle"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="22" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Strong"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="20" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="59" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Table Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Placeholder Text"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="No Spacing"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Revision"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="34" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="List Paragraph"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="29" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="30" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="19" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="21" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="31" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="32" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="33" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Book Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="37" name="Bibliography"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" qformat="true" name="TOC Heading"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face  {font-family:"Cambria Math";  panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4;  mso-font-charset:1;  mso-generic-font-family:roman;  mso-font-format:other;  mso-font-pitch:variable;  mso-font-signature:0 0 0 0 0 0;} @font-face  {font-family:Calibri;  panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4;  mso-font-charset:0;  mso-generic-font-family:swiss;  mso-font-pitch:variable;  mso-font-signature:-1610611985 1073750139 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal  {mso-style-unhide:no;  mso-style-qformat:yes;  mso-style-parent:"";  margin-top:0cm;  margin-right:0cm;  margin-bottom:10.0pt;  margin-left:0cm;  line-height:115%;  mso-pagination:widow-orphan;  font-size:11.0pt;  font-family:"Calibri","sans-serif";  mso-ascii-font-family:Calibri;  mso-ascii-theme-font:minor-latin;  mso-fareast-font-family:Calibri;  mso-fareast-theme-font:minor-latin;  mso-hansi-font-family:Calibri;  mso-hansi-theme-font:minor-latin;  mso-bidi-font-family:"Times New Roman";  mso-bidi-theme-font:minor-bidi;  mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault  {mso-style-type:export-only;  mso-default-props:yes;  mso-ascii-font-family:Calibri;  mso-ascii-theme-font:minor-latin;  mso-fareast-font-family:Calibri;  mso-fareast-theme-font:minor-latin;  mso-hansi-font-family:Calibri;  mso-hansi-theme-font:minor-latin;  mso-bidi-font-family:"Times New Roman";  mso-bidi-theme-font:minor-bidi;  mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault  {mso-style-type:export-only;  margin-bottom:10.0pt;  line-height:115%;} @page Section1  {size:612.0pt 792.0pt;  margin:70.85pt 70.85pt 2.0cm 70.85pt;  mso-header-margin:36.0pt;  mso-footer-margin:36.0pt;  mso-paper-source:0;} div.Section1  {page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable  {mso-style-name:"Table Normal";  mso-tstyle-rowband-size:0;  mso-tstyle-colband-size:0;  mso-style-noshow:yes;  mso-style-priority:99;  mso-style-qformat:yes;  mso-style-parent:"";  mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt;  mso-para-margin-top:0cm;  mso-para-margin-right:0cm;  mso-para-margin-bottom:10.0pt;  mso-para-margin-left:0cm;  line-height:115%;  mso-pagination:widow-orphan;  font-size:11.0pt;  font-family:"Calibri","sans-serif";  mso-ascii-font-family:Calibri;  mso-ascii-theme-font:minor-latin;  mso-fareast-font-family:"Times New Roman";  mso-fareast-theme-font:minor-fareast;  mso-hansi-font-family:Calibri;  mso-hansi-theme-font:minor-latin;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5201655056759816304-741049420194603530?l=tumener.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tumener.blogspot.com/feeds/741049420194603530/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/02/abd-gudumlu-fethullahc-gestapo-rejimi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/741049420194603530'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/741049420194603530'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/02/abd-gudumlu-fethullahc-gestapo-rejimi.html' title='ABD güdümlü Fethullahçı Gestapo rejimi'/><author><name>Mustafa Tümener</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09649645812444244266</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_SFF35RryEN0/SY3bLQ0D4gI/AAAAAAAAAAc/14ccyQu69PQ/s72-c/gestaposorgusu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5201655056759816304.post-3901736361755208654</id><published>2009-02-01T11:00:00.005+02:00</published><updated>2009-11-08T13:25:59.505+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='al capone'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKP'/><title type='text'>Yerli Al Capone: Recep Tayyip Erdogan</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_SFF35RryEN0/SbYsyH-W9eI/AAAAAAAAAAs/Yu4hVVb-eaQ/s1600-h/Yerli+Al+Capone.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 188px; height: 225px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_SFF35RryEN0/SbYsyH-W9eI/AAAAAAAAAAs/Yu4hVVb-eaQ/s320/Yerli+Al+Capone.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5311482050175759842" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Milli değerlerimizin kıymetini bilelim,  kompleksli millet olmayalım. Efendim Amerika’nın bir &lt;em&gt;Al Capone&lt;/em&gt; gibi efsanevi bir mafya lideri,  &lt;em&gt;godfather&lt;/em&gt; gibi bir bütün Oscar’ları silip süpürmüş anıtsal bir filmi varmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim yerli Al Capone’un Amerika’nın Al Capone’undan ne eksiği var? Şu anda Türkiye’de canlı yayında tanık olduğumuz olayların neticede bir filim olan godfather’dan aşağı kalır bir yanı var mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesele kabadayılık ve racon kesmekse bizim Al Capone elin İtalyan kırmasına beş basar. Var mı Amerikalı Al Capone’nun bir "ananı da al git"i, "artistik yapma lan"ı, "askerlik yan gelip yatmak değildir"i?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neymiş, Al Capone kendisini yargılamaya kalkan mahkemelerin jüri üyelerini satın almış. O da ne ki, bizimki savcıları satın alıp muhalif görüşlülerin üstüne salıyor. Şemdinli iddianamesi, Ergenekon, Van rektörü olayı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tehditse tehdit, şantajsa alası var. Şifrelisi var, şifresizi var… Amerikalı Al Capone maliye bakanlığı yoluyla muhalif medyaya baskı yapabilmiş mi? Meydanlardan "hoşuma gitmeyen haberler yaparsan alnını karışlarım" diye medya patronlarını tehdit edebilmiş mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerikalı Al Capone Yimpaş, Kombassan, Deniz Feneri ölçeğindeki organize yolsuzlukları becerebilmiş mi? Gemicikler aldığı oğlunu Harward’a sokabilmiş mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerikalı Al Capone yandaş şirketler için Italyan ve Rus liderleriyle refineri işleri çevirebiliyor muydu? Amerikalı Al Capone kendi cebinden beş para ödemeden devlet bankaları ve Katar'dan tırtıklanan paralarla yandaş şirkete koca bir medya grubunu satın alabiliyor muydu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerikalı Al Capone uyuşturucu ve alkol işlerinden geçinmeye çalışıyordu,  bizimki hamdolsun koca bir devleti sömürüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim yerli Al Capone’nin belki tek bir zayıf noktası var, o da pek fazla adam öldürmemek. Şimdiye kadar Ergenekon ve Van rektörü soruşturmalarında sadece dolaylı bir takım ölümlere neden oldu. Fakat bu ölümler karşısında takındığı lakayıt tavır elin Al Capone’unu kat be kat sollamıştır. Bir de tabi ABD’yle BOP bağlamındaki organize işlere kurban giden PKK kurbanı bir takım &lt;em&gt;kelleler&lt;/em&gt; var ki bunları da saymamak yerli Al Capone’umuza büyük haksızlık olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna karşılık yerli Al Capone'umuz &lt;em&gt;godfather&lt;/em&gt; ismini daha çok hak ediyor, çünkü kendisi elhamdülillah müslümandır. Cenaze törenleri dışında elin Italyan kırığı Al Capone’un dinle falan pek bir alakası yoktu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi milletçe gurur duyduğumuz yerli Al Capone göreceksiniz karşı saldırıya geçip Deniz Feneri’ni diline dolamış gazetecilerin burnundan fitil fitil getirecek.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5201655056759816304-3901736361755208654?l=tumener.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tumener.blogspot.com/feeds/3901736361755208654/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/03/yerli-al-capone-recep-tayyip-erdogan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/3901736361755208654'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/3901736361755208654'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/03/yerli-al-capone-recep-tayyip-erdogan.html' title='Yerli Al Capone: Recep Tayyip Erdogan'/><author><name>Mustafa Tümener</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09649645812444244266</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_SFF35RryEN0/SbYsyH-W9eI/AAAAAAAAAAs/Yu4hVVb-eaQ/s72-c/Yerli+Al+Capone.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5201655056759816304.post-6416466915387499561</id><published>2009-01-05T10:02:00.003+02:00</published><updated>2009-11-08T13:22:01.937+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evrim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='galileo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='darwin'/><title type='text'>Galileo, Darwin, din ve dincilik</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_SFF35RryEN0/SblOx674BSI/AAAAAAAAAA8/DF6xx3nC5FU/s1600-h/Galileo.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 250px; height: 250px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_SFF35RryEN0/SblOx674BSI/AAAAAAAAAA8/DF6xx3nC5FU/s320/Galileo.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5312363855001158946" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Tarihdeki bilim-din (daha doğrusu bilim-dincilik) çatışmalarına bakmak bence anti-evrimciliği de anlamamıza yardım edecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galileo'yu Newton'u hatırlayın. Neden o zamaki kilise Galileo'nun "dünya güneş çevresinde döner" fikrine, gezegenlerin yörüngelerinin kütle veya yerçekimi gibi doğa kanunlarıyla açıklanmasına karşı çıkıyor, bunların üniversitelerde okutulmasını yasaklıyor, bu teorileri öğretmeye kalkanları türlü baskı, suçlama (dinsiz!) ve işkencelerle caydırıyordu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birinci neden, kilisenin İncil'den çıkardığı bugün anlamını yitiren katı "dünya merkezli evren" yorumuydu. İkinci ve evrim teorisini daha çok ilgilendiren neden ise şuydu: Kiliseye göre gezegenlerin yörüngelerinin doğa kanunlarıyla açıklamaya kalkışmak dine küfür ve tanrıyı inkar etmek demekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kiliseye göre gezegenler tanrı öyle istediği için, doğrudan tanrının müdahalesiyle yörüngelerinde kalıyordu, bu kadar basit. Sanki doğa kanunları tanrının kanunları değilmiş gibi. Sonra n'oldu? Fizik ve astronomi bilimlerinin gelişmesi ve bu bilgilerin halka da yayılmasıyla artık Avrupa'da kilisenin ortaçağ yorumlarına pek inanan kalmadı. Kilise de kendi saygınlığı açısından onca insana işkence ve baskı yaptıktan sonra modern fiziği kabullenmeye mecbur oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi söyleyin, kilisenin saygınlığına kim zarar vermiş oldu? Bilim adamları mı, yoksa hiçbir kanıta dayanmayan akıl dışı yobaz yorumlar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi aynı şeyler evrim teorisinin başına geliyor, çünkü bu teori farklı türlerin oluşumunu doğa kanunlarıyla açıklıyor. Dini bir çıkar aracı olarak kullanan dinciler de aynı kilisenin ortaçağ yöntemleriyle bu öğretinin halka yayılmaması için ellerinden geleni yapıyorlar. Sanki doğa kanunları Allah'ın kanunları değilmiş gibi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Muhammed boşuna dememiş, İslam'da aracı olmamalıdır diye. Dincilikle gerçek İslam'ı karıştırmamak gerekir. Dine bilim adamları değil, halkın cehaletinden yararlanarak dini bir çıkar aracı olarak aracılar, yani dinciler zarar verir. Neden çoğu tarikat reisi para babasıdır, müritlerinden para toplar? Aslında müritlerin de çoğu farkındadır bu işin din değil bir çıkar zinciri olduğunun. Tarikat reisine körü körüne, kanıt manıt aramadan da inanır görünmek bu oyunun kuralıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bize dürüstlüğü, akılcılığı, dayanışmayı öğütleyen İslam bu değildir. Gerçek İslam'ın ne evrim, ne de başka bir bilimsel teoriyle bir sorunu yoktur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5201655056759816304-6416466915387499561?l=tumener.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tumener.blogspot.com/feeds/6416466915387499561/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/01/galileo-darwin-din-ve-dincilik.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/6416466915387499561'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/6416466915387499561'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/01/galileo-darwin-din-ve-dincilik.html' title='Galileo, Darwin, din ve dincilik'/><author><name>Mustafa Tümener</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09649645812444244266</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_SFF35RryEN0/SblOx674BSI/AAAAAAAAAA8/DF6xx3nC5FU/s72-c/Galileo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5201655056759816304.post-1816086567468011704</id><published>2009-01-01T10:00:00.004+02:00</published><updated>2009-11-08T13:21:30.411+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evrim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='darwin'/><title type='text'>Kökten dinciler neden Darwin'e düşmandır?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_SFF35RryEN0/SblL8LbnqZI/AAAAAAAAAA0/rByK39sLnFc/s1600-h/charles_darwin_l.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 242px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_SFF35RryEN0/SblL8LbnqZI/AAAAAAAAAA0/rByK39sLnFc/s320/charles_darwin_l.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5312360732693080466" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dün internette kapsamlı bir arama yaptım. Evrim teorisini bilimsel olarak doğru dürüst anlatan tek bir Türkçe site bulabildim: &lt;a target="_blank" href="http://www.evrim-teorisi.org/" temp_href="http://www.evrim-teorisi.org"&gt;http://www.evrim-teorisi.org&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortalık bilimden ve biyolojiden fazla anlamayanların gözünde evrim teorisini yalanlamaya uğraşan safsatacı dinci sitelerden geçilmiyor. Acaba ABD'nin köktendinci evangelistleriyle bizim islamcılar neden Darwin'den bu kadar nefret ederler?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tahmin ediyorum en çok kafaya taktıkları konu insanla maymunun atalarının ortak olması. Sayın dinciler, bir an unutun evrim teorisini ve şunu düşünün: Genetik bilimi bize insanla şempanzenin genlerinin %98'inin ortak olduğunu söylüyor. Dış görünüşümüz, organlarımız ve davranışlarımız da zaten benziyor. Sizi rahatsız eden bu benzerlik mi, yoksa ortak atadan geliş mi? Evrim teorisi konusunda halkı doğru bilgilendirecek bilimsel siteler artmalı, yoksa bütün meydan cahil kandıran dincilere kalır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle şunu söyleyeyim: Evrim teorisi Harun Yahya (İstanbul'un meşhur Adnan Hocası) gibi biyolojiyle alakasız tarikat reislerinin dediği gibi çökmüş falan değildir. Tam tersine, ekolojiden, genetikten, jeolojiden, moleküler biyolojiden, fosilbilimden gelen binlerce kanıtla desteklenen, 100 yılın çetin bilimsel sorgulamasına dayanmış, bilimin ve biyolojinin en sağlam teorilerinden biridir. O yüzden de birkaç köktendinci vakıf üniversitesi hariç dünyanın bütün üniversitelerinde 3000 yıllık Babil mitolojilerine dayanan yaratılış destanı ve Nuh'un gemisi değil, evrim teorisi okutulur. İsterseniz uluslararası üniversitelerin biyoloji kitaplarına açıp bakın. Bu en dinci batı ülkesi ABD'de bile böyledir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD'de bile evrim teorisine inanmayan doğa bilimcilerinin (biyolog, jeolog, paleontolog vs.) oranı %1 bile etmez. Evrim teorisine inanmayan bir tane bile nobel ödüllü bilim adamı yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evrim teorisini, bu teoriyi yalanlamak için her yolu mübah sayan köktendinciler veya onlarla işbirliği yapan çıkarcılardan değil, gerçek bilim adamlarından, biyologlardan öğrenmek gerekir. İşe örneğin yukarıda sözünü ettiğim siteyle başlayabilirsiniz. Bu sitelerde başka site ve kitap önerileri de var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evrim teorisi nedir, neyi açıklar? Evrim teorisi var olan canlı türlerinden yeni türlerin nasıl oluştuğunu açıklar. Temelde iki ana fikre dayanır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) Bütün türler ortak bir kökenden gelirler. Binler ve milyonlarla ölçülen yılların içinde (jeolojik zaman) türlerin ya soyu tükenir, ya da çevre şartlarına uyarak genetik olarak değişir, yani evrim geçirirler (modification with descent).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin bugünkü kuşların ataları bundan 50-100 milyon yıl önce yaşamış bazı dinozor türleridir. Bilim adamları geçiş formları olarak kuşa benzeyen kanatlı dinozor fosilleri bulabilmişlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2) Evrimin en önemli mekanizması doğal seleksiyondur. Yani içinde bulunduğu şartlara uyabilen canlıların yaşamını sürdürüp neslini sürdürmesi, şartlara uyamayanların da ölüp elenmesi (survival of the fittest).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğal seleksiyona bir örnek: Yeterince hızlı koşup aslandan kaçamayan antiloplar yok olurken hızlı koşanların nesillerini sürdürebilmeleri. &lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İlk olarak ABD'nin köktendinci evangelistlerinin piyasaya sürdüğü "akıllı tasarım" bilimsel bir teori değildir, hiç bir kanıta dayanmaz, tam tersine bir çok bilimsel veriyle çelişir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akıllı tasarım, aslında evangelist köktendincilerin ABD'nin tutucu güney eyaletlerinin okullarında bilim derslerine sokabilmek için kurnazca kamufle ettikleri dini yaratılış destanıdır. Önce doğrudan İncil'deki yaratılış destanını (dünyanın ve evrenin tanrı tarafından 6 gün içinde yaratılması; 7. gün tanrının dinlenme günüdür) biyoloji derslerine sokmaya çalıştılar, olmadı. Çünkü federal mahkemeden "bilimsel eğitim anaysaya göre laik olmalıdır; herhangi bir dinin doğal olaylar hakkındaki görüşleri, mitolojileri vs. bilim derslerinde okutulamaz. Her dinin kendine göre bir yaratılış mitolojisi vardır. Bilim derslerinde esas olan bilimsel bulgulardır. Mitolojiler din derslerinde öğretilebilir" kararı çıktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat köktendinci evangelistler için sadece din dersleri yeterli değildi; yaratılışçılığı mutlaka bilim derslerine alternatif bir bilimsel teori kılığında sokmak istiyorlardı. Bu nedenle sözde bilimsel bir vakıf kurup "akıllı tasarım teorisini" ortaya attılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki neden köktendinci evangelistler Darwin'e bu kadar düşman? Neden "akıllı tasarım" Avrupa'da değil de, ABD ve Türkiye gibi ülkelerde bu kadar büyük taban bulabiliyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD'nin evangelist köktendincileri aslında daha fazla politik güç ve para istiyorlar. Avrupa'daki kilisenin özellikle bilimin gelişmesiyle, Galileo'yla, Newton'la, Darwin'le, kısacası laik bilim ve laik yönetim şekilleriyle güç kaybettiğini çok iyi biliyorlar. ABD'nin evangelist köktendincileri aslında tıpkı bizim islamcılar gibi laikliği zayıflatıp, hatta mümkünse tamamen çökertip tekrar tek güç, tek otorite haline gelmeyi özlüyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte ABD'nin evangelistlerinin çıkarlarıyla bizim AKP hükümetinin çıkarları bu noktada birleşiyor. Neden bir AKP belediyesi Harun Yahya için İstanbul'da bir yaratıllış müzesi açmaya kalkar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akıllı tasarımın Avrupa'da çok taban bulamamasının nedeni, Avrupa'daki ortalama eğitim düzeyinin ABD'ye ve Türkiye'ye göre çok yüksek olmasıdır. Eğitim düzeyi yükseldikçe insanları safsatalara inandırmak zorlaşır. O yüzden de köktendincilerin hedef kesimi hep eğitimsiz, cahil kitleler olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Evrim teorisiyle ilgili önerebileceğim kaynaklar:&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;İngilizce biliyorsanız mutlaka California Berkeley Üniversitesi'nin sitesini ziaret edin:&lt;br /&gt;&lt;a target="_blank" href="http://evolution.berkeley.edu/" temp_href="http://evolution.berkeley.edu/"&gt;http://evolution.berkeley.edu/&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Aynı sitenin (Berkeley) Türkçe çevirisi :&lt;br /&gt;&lt;a target="_blank" href="http://evrimianlamak.org/" temp_href="http://evrimianlamak.org/"&gt;http://evrimianlamak.org/&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Evrim teorisi ve ABD'deki yaratılışçılık akımının tarihçesi için: Evolution vs. Creationism,  Eugenie C. Scott&lt;br /&gt;&lt;a target="_blank" href="http://www.amazon.com/dp/0520246500/ref=sr_1_1?ie=UTF8&amp;amp;s=books&amp;amp;qid=1217679667&amp;amp;sr=8-1" temp_href="http://www.amazon.com/dp/0520246500/ref=sr_1_1?ie=UTF8&amp;amp;s=books&amp;amp;qid=1217679667&amp;amp;sr=8-1"&gt;http://www.amazon.com/dp/0520246500/ref=sr_1_1?ie=UTF8&amp;amp;s=books&amp;amp;qid=1217679667&amp;amp;sr=8-1&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;insanın evrimi (sesli ve görüntülü,  ingilizce):&lt;br /&gt;&lt;a target="_blank" href="http://www.becominghuman.org/" temp_href="http://www.becominghuman.org/"&gt;http://www.becominghuman.org/&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;insanın evrimi (ingilizce):&lt;br /&gt;&lt;a target="_blank" href="http://www.onelife.com/evolve/manev.html" temp_href="http://www.onelife.com/evolve/manev.html"&gt;http://www.onelife.com/evolve/manev.html&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5201655056759816304-1816086567468011704?l=tumener.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tumener.blogspot.com/feeds/1816086567468011704/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/01/kokten-dinciler-neden-darwine-dusmandr.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/1816086567468011704'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5201655056759816304/posts/default/1816086567468011704'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tumener.blogspot.com/2009/01/kokten-dinciler-neden-darwine-dusmandr.html' title='Kökten dinciler neden Darwin&apos;e düşmandır?'/><author><name>Mustafa Tümener</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09649645812444244266</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_SFF35RryEN0/SblL8LbnqZI/AAAAAAAAAA0/rByK39sLnFc/s72-c/charles_darwin_l.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry></feed>
